ERZİNCAN TARİHİ
Erzincan’ın İlkçağ tarihi hakkında esaslı bilgiye
henüz sahip değiliz. Ne varki tarihçiler ikinci bin yıl da, bu yörede,
hurrilerin yaşadığını, ikinci bin yılın ilk yarısı başlarında da Hayaslılarla
Azziler’in hüküm sürdüğünü kaydetmektedir.
Anadolu’da M.Ö. 1050- 1180 tarihleri arasında
Hattuşaş’ı merkez yaparak büyük bir imparatorluk kuran Hitit’ler yakın doğuyu
egemenlikleri altına almışlardır. Şüphesiz ki Erzincan’da Hititler’in
yönetimi altında idi. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda Hititlere
ait çeşitli eserler ortaya çıkarılmıştır. Erzincan ve yöresinde Hititler’e ait
bir yerleşim merkezine rastlanmamışsa da, bu yörenin Hitit egemenliği altında
kaldığından da hiç şüphe yoktur.
Doğu Anadolu’da kurulan ilkçağ devletlerinden biri de
Urartular’dır. M.Ö.900 yıllarında kurulan bu devlet Van’ı (Tuspa) başkent
yapmış, sınırlarını Hazar Denizinden Malatya‘ya, kuzeyde Erzurum-Erzincan’dan
güneyde Halep-Musul’a kadar genişletmiştir.
Erzincan yakınlarında Altıntepe’de Prof Dr. Tahsin
ÖZGÜÇ tarafından yapılan kazıda (1953) Urartular’a ait bir çok eser çıkarılmış,
bu yörenin Urartu egemenliği altında kaldığı kanıtlanmıştır.
Çeşitli saldırılara maruz kalan Urartu şehirleri,
teker teker tahrip edilirken Medler’in Anadolu’yu istilası sırasında M.Ö. 600
yıllarında tamamen ortadan kaldırılmıştır. Erzincan ve yöresi, Urartular’ı
yenerek Anadolu’yu istilaya başlayan Med’lerin (M.Ö. 612) eline geçti. Med
Krallığı’nın Kyaksar döneminde Lidyalılar’la yapılan savaşlar, muhtemelen
Erzincan ve civarında cereyan etmiştir. Bu yöreler M.Ö.550 tarihlerinde
Persler’in eline geçmiştir.
Hititler’in Anadolu’yu istila ettikleri sırada, İran
yaylasını da Persler ele geçirdiler. Persler’in yükselişi daha çok Ciroz
(550-530), Kampis (530-520) dönemlerine raslar. Bu dönemde Erzincan ve
çevresinde Persler’in eline geçer. Persler’den sonra Anadolu Makendonyalılar’ın
eline geçmiştir.
Roma ordusu M.Ö.70 tarihinde Doğu Anadolu’yu ele
geçirmeye başlıyarak Elazığ yöresindeki Safen (Harput) Kralığı’nı yıktıktan
sonra, Tigran Ordusunu da yenilgiye uğratmıştır. Bu sırada (M.Ö. 68) Pontuslular
da Erzincan yörelerinde Roma üstünlüğüne son vermişlerdir. İran ile Bizans
arasında sürekli savaşlara sahne olan Erzincan ve yöresi, en son Bizans
imparatoru Heraklius tarafından 629 tarihinde yenilgiye uğratılan İran’dan geri
alındı.
Halife Hz. Osman (644-656) zamanında Habib bin Mesleme
35/655 senesinde Erzincan ve yöresini ele geçirerek, bu bölgeyi tamamen
Müslümanların yönetimine kattı. Erzincan ve yöresi Abbasiler döneminde de
çeşitli saldırılara maruz kaldı. Halife Mütevekkil Alallah (847-861) döneminde
Malatya Valisi Ömer bin Abdullah, Arapgir, Eğin, Kemah, Erzincan ve Trabzon
kentlerini Bizanslılar’dan geri aldı. (859) Böylece Erzincan tekrar Arapların
hakimiyetine geçti.
Türklerin Anadolu’ya akınlar yaptığını daha önce
belirtmiştik. Fakat, Türklerin Anadolu’yu vatan edinmeleri genel kanaate göre
Malazgirt (1071) zaferinden sonradır. Malazgirt zaferi kazanılınca Alparslan,
Karasu ve Çatlı nehirleri vadilerinin fethine Mengücek Ahmet Gazi’yi
görevlendirmiştir.
Alparslan’ın komutanlarından olan Mengücek Ahmet Gazi,
Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar yörelerini hakimiyeti altına aldı.
Kemah’ı merkez yaptı. Ahmet Gazi’nin ölümü üzerine (1114) yerine oğlu İshak Bey
geçti. Bu beyliği uzun süre yöneten İshak Bey ölünce (1124) yerine Melih Mahmut
geçti. İshak Beyin oğulları onu tanımayınca, Mengücek devleti parçalandı. Kemah
Melih Mahmut’a Erzincan Davut Şah’a, Divriği’de Süleyman Şah’a düştü. Davut
şah’ın öldürülmesi üzerine (1151) Erzincan’a 13 yıl Süleyman Şah’a sahip olmuş;
Davut Şah’ın oğlu Fahrettin Behram Şah (1165) yılında babasının tahtında
oturunca, Mengücek Beyliği tekrar güçlenmiştir. Fahrettin Behram Şah,
Kılıçarslan’ın damadı olması da göz önünde bulundurulursa, Mengücek Selçuklu
münasebeti daha iyi anlaşılır.
Behram Şah zamanında, Erzincan çok ilerlemiş, ticaret
ve sanayi gelişmiştir. Zelzeleler sebebi ile o dönem ait eserler maalesef
günümüze ulaşmamıştır. Behram Şah 1225 tarihinde Erzincan’da ölmüş, aşağı Urla
(Ula) köyünde defnedilmiştir.
Behram Şah ölünce yerine oğlu Davut Şah geçti. 1228
tarihinde Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubat Erzincan ve Kemah’ı işgal ederek
Mengücek Beyliğine son verdi. Alaaddin Keykubat ile Celalettin Harzem Şah
arasında Erzincan yakınlarında, Yassı-Çemen denilen yerde 1230 tarihinde savaş
oldu ve Celalettin Harzem Şah yenildi. Alaattin Keykubat’ın ölümü (1237)
üzerine, yerine oğlu II. Gıyasettin Keyhüsrev geçti. Onun zamanında devlet
Moğolların istilasına uğradı. 1240 tarihinde Erzurum’u işgal eden Moğollar
Erzincan’ı geçerek 1243 tarihinde Kösedağ savaşında Anadolu Selçuklu Devletini
hezimete uğrattı. Böylece Erzincan ve yöresi İlhanlıların eline geçti.
İlhanlılar yöreyi beylerle (Vali) yönettiler. Timur-Taş Bey Mısır’a kaçarken
yerine Alaaddin Eretna’yi bıraktı.
Timur-Taş’ın Mısır’a sığınmasından sonra valiliğe
gelen Alaaddin Eretna ilhanlı hükümdarı Ebu Sait Bahadır Han’ın ölümü (1335)
üzerine İlhanlılarla olan bağını keserek görünüşte Celayırlı Hükümdarı Büyük
Şeyh Hasan Han’a bağlı kalarak bağımsızlığını ilan etti.
Bir ara Çoban Oğulları Hükümdarı Küçük Şeyh Hasan,
Erzincan ve yöresi kendi beyliğine kattıysa da 1338’de Memluk Sultan Nasreddin
Muhammed’in yardımı ile Erzincan ve yöresi Küçük Şeyh Hasan’dan kurtuldu.
Erzincan bu beylik döneminde de el değişmiştir. Alaaddin Eratna 1352’de öldükten
sonra yerine oğlu Gıyasettin Mehmet getirildi. Çıkan anlaşmazlıklar sonunda
Erzincan bağımsız olarak, Burak Bey’e bırakıldı. Sırası ile Ahi Ayna Bey (öl.
1362), Pir Hüseyin (öl. 1379), Mutahhareten Bey yönetimi ele aldı. Mutahhareten
döneminde, Kadı Burhanettin Erzincan’a ve yöresine birkaç kez saldırı düzenledi.
Bu saldırılar Akkoyunlu Hükümdarı Kutlu Bey’in yardımı ile atlatıldı.
Bu dönemde Erzincan üzerinde Akkoyunlular’ın etkisini
görmekteyiz.
Erzincan Emiri Mutahhareten’in Timur’a bağlanması
Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt’ı kızdırmıştı. Beyazıt da Erzincan’ı muhasara
etti.(1401) Fakat çok geçmeden Ankara Savaşı patlak verince, yöre tekrar
Timur’un eline geçti.(1402)
Yörede Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar Osmanlılar
etkili olamadılar. 1419’da 1. Mehmet zamanında Karakoyunlu Beyi Kara Yusuf
Erzincan’ı zapt etti Pir Ömer’i vali tayin etti.
1455’de de, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Erzincan’ı
aldı. Kaleyi yeniden onardı. Yöre Fatih ile Uzun Hasan arasında çıkan Otlukbeli
savaşına kadar (11 Ağustos 1473) Akkoyunların elinden kaldı.
Bu savaştan sonra Osmanlıların denetimine geçti.
1502 tarihinde Safevi tahtına gecen Şah İsmail
Erzincan’ı karargah yapmıştı. Anadolu’yu eline geçirmek isteyen Safeviler’e
Yavuz Sultan Selim 23 Ağustos 1514’te Çaldıran Savaşıy’la dur deyince, Erzincan
tekrar Osmanlılar’ın yönetimine geçti.
Kanuni Sultan Süleyman 1534‘te Tebriz Seferi, 1540’da
İran Seferi sırasında Erzincan’a uğramıştır.
Birinci dünya savaşından 11 Temmuz 1916 tarihinde
Ruslar tarafından şehir işgal edilmiş, bunu fırsat bilen ayrılıkçı Ermeniler’de
silahlı birlikler oluşturarak faaliyete geçmişlerdir. 18 Aralık 1917 de Sovyet
hükümeti ile yapılan Erzincan Mütarekesi ile 11 Ocak 1918 de rus askerleri
bölgeden çekilmiş ancak, ermeni çeteleribir çok kanlı olaya neden olmuştur.
Kazım Kara Bekir komutasındaki askeri birlikler 13 Şubat 1918 de Erzincan’ı 22
Şubat 1918 de Tercan’ı ermeni silahlı güçlerinden kurtarmışlardır. Kurtuluş
savaşında ve hareketli geçen Cumhuriyetin ilk yıllarında Erzincan halkı Büyük
Atatürk’ün yanında olmuştur.
Kentin adının “Eriza” veya “Aziriz” kelimelerinden
geldiği, ilk önce “Erziricin” daha sonrada bugün ifade edildiği şekilde
“Erzincan” a dönüştüğü rivayet edilmektedir.
1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ili
olan Erzincan, 1939’da şiddetli depreme maruz kalmış, şehir harabeye dönmüştür.
Şehirde taş taş üstünde kalmamış, onbinlerce insan hayatını kaybetmiştir.
Depremden sonra demiryolundan yukarı yeni bir şehir inşaatına başlanarak bugünkü
Erzincan şehri meydana getirilmiştir.
Coğrafi yapısı
Erzincan Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzey Batı bölümünde
yukarı Fırat havzasında 39 02'- 40 05' kuzey enlemleri ile 38 16'- 40 45' Doğu
boylamları arasında yer almaktadır. İlimiz Doğuda Erzurum, Batıda Sivas, Güneyde
Tunceli, Güneydoğuda Bingöl, Güneybatıda Elazığ, Malatya, Kuzeyde Gümüşhane,
Bayburt ve Kuzeybatıda Giresun illeri ile çevrilidir. Yüzölçümü 11.903 km2 olup
il merkezinin denizden yüksekliği 1.185 metredir.
Erzincan'ın ilçeleri; Çayırlı, İliç, Kemah, Kemaliye,
Otlukbeli, Refahiye, Tercan ve Üzümlü'dür.
Erzincan birinci derecede deprem kuşağı üzerindedir. 1939
depreminden sonra şehir merkezi şimdiki yerinde yeniden kurulmuştur. En son
önemli deprem 13 Mart 1992 tarihinde rihter ölçeğine göre 6,8 şiddetinde meydana
gelmiş ve 657 kişi hayatını yitirmiştir.
Dağlar, Ovalar, Akarsular ve Göller
Erzincan ili genellikle dağlar ve platolarla kaplıdır.
Dağlar çeşitli yönlerde, belli bir sıra içerisinde uzanır. Güneybatıdan Munzur,
Kuzeybatıdan Refahiye Dağları İl sınırlarına girer. Doğudan Erzurum'dan gelerek,
Batıya doğru uzanan Karasu ırmağı ve kop dağları, il alanını derinlemesine,
aralarında geniş düzlükler bırakacak şekilde böler.
Dağlar il topraklarının yaklaşık % 60'ını kaplar. Esence
(Keşiş) dağları, ilin en yüksek noktasını (3.549 m.) oluşturmaktadır. Köhnem
dağı 3.045 m. Sipikör dağı 3.010 m. Mayram dağı 2.669 m., Kop dağı 2.963 m.,
Mülpet dağı 3.065 m., Munzur dağları 3.449 m., Kazankaya dağı 2.531 m., Ergan
dağı 3.256 m., Dumanlı dağları 2.618 m. ve Coşan dağı 2.976 m.dir.
Erzincan ilinde ovalar, doğu-batı ve kuzey-güney
doğrultusunda uzanan dağ sıraları arasındaki çöküntü alanlarında ye alır. Ovalar
birbirine boğazlarla bağlanmıştır. Erzincan ovası, doğu-batı yönünde uzanır.
Denizden yüksekliği 1.218 m. olan ovanın uzunluğu 40 km., toplam alanı ise 500
km2.dir. Kuzeyinde, doğu-batı yönünde uzanan bir fay hattı vardır. Kalın bir
alivyon tabakasıyla kaplı olan ovada, sulu tarım yapılmaktadır. Orta
verimlilikte olup, buğday, şekerpancarı ve fasülye yetiştirilmektedir.
Fırat vadisinin iki yanında Sansa boğazına dek olan
alandaki çok sayıda düzlükler, Tercan ovalarını oluşturur. En genişi 180 km2.lik,
Çadırkaya (Pekeriç) ovasıdır. Denizden yüksekliği 1.450-1.500 m. olan bu ova
kalın bir alivyon tabakası ile örtülmüştür.
İI toplam alanının, 1/20'sini yaylalar kaplamaktadır.
Güneyde Munzur dağlarının uzantıları üzerinde, özellikle Koşan dağı yöresindeki
yaylalar, seyrek ve kısa otlarla kaplıdır. Yer yer meşeliklere rastlanmaktadır.
Daha doğuda, Erzurum- Erzincan-Bingöl sınırında bulunan Cemal dağlarının,
Erzincan'da kalan uzantıları üzerinde, verimli yaylalar bulunmaktadır.
Önemlileri arasında Çimen, Melan, ve Sarıçiçek yaylaları zengin bitki örtüsüne
sahiptir.
İlin en büyük ve en önemli akarsuyu Fırat ırmağıdır.
Fırat 43,8 m3/sn ile 1320 m3/sn arasında değişen debisi ile sulama, enerji ve
su sporları amaçlarıyla kullanılmaktadır. Tercan ovalarında Fırat’a, kuzeybatıda
Keşiş dağlarından çıkan, Çayırlık dere ile güneydoğuda Tuzla suyu katılır.
Tercan ovasında suların birleştiği yerden itibaren
Fırat’ın en büyük kolu karasu adını almaktadır.
Erzincan ovasında Fırat ırmağı, iki yandan Mercan, Kom,
Cimin, Pahnik ve Sürperen suları ile Çardaklı deresini alır. Irmak, Erzincan
ovsından sonra, Bağıştaş'a kadar derin bir yatak içerisinde akar. Fırat,
Kemaliye ilçesinde Kadıgölü suyu ile Miran suyunu aldıktan sonra, ilçenin
güneydoğusunda Başpınar yakınlarında Keban barajı ile Elazığ il sınırına girer.
Refahiye ilçesinden çıkan suların dışındaki tüm suları bünyesinde toplar.
Refahiye ilçesinin suları Çukurdere aracılığı ile Kelkit çayına dökülür.
Bölgedeki bütün akarsular kısa boylu sel karakteri
taşıyan dere ve çaylardır.İlkbahar mevsiminde eriyen kar suları ve yağan
yağmurlarla kabarır, zaman zaman taşkınlara neden olurlar.
İI sınırları içerisinde coğrafi önemi olan göl yoktur. Çayırlı ilçesinde Yedi
göller ve Aygır gölü, Otlukbeli'de Otlukbeli gölü, Kemaliye'de Kadıgölü gibi
küçük göller bulunmaktadır.
İklim
Erzincan, karasal iklim özelliğine sahiptir. Ancak, yüzey
şekilleri, ovaları ve dağlarla çevrili olması yer yer değişik karakterli
iklimlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Doğu Anadolu bölgesinde yer alan
Elazığ ve Malatya dışındaki diğer tüm illerden daha ılıman bir iklimi vardır.
Yıllık sıcaklık ortalamaları 16,6 oC’dir. En soğuk ay
olan Ocak ayı ortalamasının -3,7 oC, en sıcak ay olan Ağustos ayı
ortalamasının da 23,9 oC olduğu görülmektedir. Erzincan, çevre illere göre daha
uzun ve sıcak yaz mevsimi yaşamaktadır.
Kış mevsiminde doğudan gelen Sibirya kaynaklı hava
kütlelerinin tesirinde kaldığı için oldukça sert kış günleri yaşanmaktadır.
Yağış itibariyle, 366.6 mm. lik (kğ/m2) yağış
ortalamasına sahip olan il, yıl içerisinde en fazla yağışı 630 mm. olarak, en az
yağışı 210 mm. olarak almaktadır. En yağışlı mevsim İlkbahar olup, alınan
yağışın yüzd 41'i bu mevsimde, yüzde 22'si Sonbahar ve yüzde 15'i de Yaz
mevsiminde kaydedilmektedir. Kış yağışı oranı ise yüzde 22'dir. Yıllık nem
ortalaması ise yüzde 59'dur.
Erzincan' da akarsu boylarında görülen kavak ve
söğütlerin dışında genel olarak kısa ömürlü cılız otsu bitkiler yaygındır.
Ormanlar seyrek ve ortadan kalkmış durumdadır. Refahiye ve Kemah çevresinde
meşe, gürgen, diş budak ve sarı çama rastlanmaktadır. İI topraklarının 911.479 ha. yaklaşık yüzde 76.57 si erozyona maruzdur.
ULAŞIM
Erzincan ili toplam karayolu uzunluğu 853 km’dir.
Bunun 274 km’si devlet, 579 km’si ise il yoludur. Devlet yollarının tamamı
kaplamadır. 579 km. il yolunun 131 km’si stabilizedir
İlimiz doğu batı
istikametinde uluslararası karayoluyla Erzurum ve Sivas illerine, kuzeyde
standart karayolu ile karadenize bağlantılıdır. Güneyde ise Pülümür-Tunceli
üzerinden güney illerimize bağlantılıdır.
E-80 devlet karayolu acil
eylem planı kapsamında yapılacak bölünmüş yollar listesinde yer aldığından 2003
yılında bölünmüş yol çalışmalarına fiilen başlanılmıştır.
Erzincan-Üzümlü-Tanyeli arasındaki 30 km’lik güzergah bölünmüş yola
dönüştürülmüştür. Kelkit ayrımından Refahiye istikametine doğru bölümmüş yol
yapım çalışmaları devam etmektedir. 2008 yılına kadar Kızıldağ-Altköy-Refahiye-Erzincan
güzergahının tamamının bölünmüş yola dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Yatırım
programında yer alan Erzincan Çevre Yolu ve (Erzincan-Pülümür)ayr. 12 bölge
hududu yollarının yapımı ihaleli olarak verilen ödenekler doğrultusunda
sürdürülmektedir.
Erzincan ili kaza kara
noktalarının iyileştirilmesi kapsamında Kızıldağ-Altköy-Refahiye-Erzincan
güzergahının muhtelif kesimlerinde iyileştirme çalışmaları devam etmektedir.
Kemah-İliç-Divriği projesi
tamamlandığında ilimiz için doğu batı istikametinde özellikle kış aylarında
Sakal tutan ve Kızıldağ geçitleriyle kazalara sebep olan E-80 karayoluna
alternatif bir hat oluşturacaktır. Mevcut yolun trafik yükünü azaltacaktır.
Ayrıca ilimizin güneyinde kalan İliç ve Kemaliye ilçelerinde ulaşımında büyük
kolaylık sağlayacaktır.
Stabilize olan il yolları; Kemah–Doğanbeyli-Refahiye yolu, Kuruçay -
Gümüşakar yolu, Erzincan-Başköy-Çayırlı yolu ve Bozoğlak yoludur. Erzincan ili
karayolları çalışmaları Sivas ili 16.Bölge Müdürlüğü, Elazığ 8.Bölge Müdürlüğü
ve Erzurum 12.Bölge Müdürlüğünce yürütülmektedir. Bu ilin özellikle il
yollarındaki sathi kaplama oranı bölgenin diğer illerine oranla daha düşüktür
trafik değerleri yüksek olan yollar Erzurum-Erzincan, Erzincan-Sivas ve bölgeyi
Refahiye üzerinden Karadeniz’e bağlayan yollardır.
İlde karayolu ulaşımını sağlayan yol ağlarının
mevcut durumu ve özellikleri aşağıya çıkarılmıştır.
- Sivas-Erzincan İSN-Kemah-İliç İYA il yolunun
şebeke uzunluğu 24 km. olup tamamı sathi kaplamadır. Yolun trafik yoğunluğu 25
adet/gün’dür. Yolun tamamı 1. sınıf il yoludur.
-
Sivas-Erzincan İl Sn. -Kelkit DYA Devlet yolunun şebeke uzunluğu 70 km’dir.
Bunun 21 km’si beton asfalt 49 km’si ise sathi kaplamadır. Yolun trafik
yoğunluğu 2000 yılı verilerine göre 2330 adet/gün’dür. 2. sınıf devlet yolu
olan yolun platform genişliği 10-11 m’dir.
- Kelkit DYA-Kiğı İYA Devlet yolunun şebeke
uzunluğu 74 km’dir. Bunun 48 km’si beton asfalt 26 km’si sathi kaplamadır. Yolun
trafik yoğunluğu 2000 yılı verilerine göre 2773 adet /gün’dür. Yolun 48 km’si 2.
sınıf 26 km’si 3. sınıf devlet yoludur. Platform genişliği 48 km’lik bölümde 11
m, 26 km’lik bölümde ise 9-10 m’dir.
- Kiğı İYA-Erzincan-Erzurum İSN Devlet yolunun
şebeke uzunluğu 56 km’dir. Yolun tamamı sathi kaplamadır. Yolun trafik
yoğunluğu 2000 yılı verilerine göre 2773 adet/gün’dür. Yolun tamamı 2. sınıf
devlet yolu olup, platform genişliği 10 m’dir.
- Erzincan-Kelkit Devlet yolunun şebeke uzunluğu
60 km olup tamamı sathi kaplamadır. Yolun trafik yoğunluğu 2000 yılı verilerine
göre 335 adet/gün’dür. Yolun tamamı 2. sınıf devlet yolu olup, platform
genişliği 11 m’dir.
- Erzincan DYA-Gümüşhane İSN İl yolunun şebeke
uzunluğu 39 km’dir. Bunun 2 km’si beton asfalt, 2 km’si sathi kaplama ve 35
km’si stabilize’dir. Trafik yoğunluğu yaz aylarında 20 adet/gündür. Yolun 16
km’lik bölümü 1. sınıf, 23 km’lik bölümü ise 3. sınıf İl yoludur. Yolun platform
genişliği 5-8 m’dir.
- Erzincan DYA –Gümüşhane İSN İl yolunun şebeke
uzunluğu 70 km’dir. Bunun 49 km’si sathi kaplama, 21 km’si stabilize’dir. Yolun
trafik yoğunluğu 200 adet/gün’dür. Yolun 42 km’lik bölümü 3. sınıf 28 km’lik
bölümü ise 2. sınıf il yoludur.
- Çayırlı-Tercan İYA-Otlukbeli İl yolunun şebeke
uzunluğu 32 km. olup tamamı sathi kaplamadır. Yolun trafik yoğunluğu 75
adet/gün’dür. Yolun tamamı 3. sınıf il yoludur.
- Erzincan-Kemah İYA-Çağlayan İl yolunun şebeke
uzunluğu 26 km. olup tamamı sathi kaplamadır. Yolun trafik yoğunluğu 300
adet/gündür. Yolun tamamı 3. sınıf il yoludur.
- Erzincan DYA-Kemah il yolunun şebeke uzunluğu 51
km’dir. Bunun 1 km’si beton asfalt 50 km’si ise sathi kaplamadır. Yolun trafik
yoğunluğu 200 adet/gün olup yolun tamamı 2. sınıf il yoludur.
- Kuruçay-İliç İYA-Kemah-Refahiye İYA İl yolunun
şebeke uzunluğu 56 km. olup tamamı sathi kaplamadır. Yolun trafik yoğunluğu 100
adet/gün’dür. Yolun tamamı 1. sınıf il yoludur.
- İliç-Kemaliye il yolunun şebeke uzunluğu 41 km.
olup tamamı stabilizedir. Yolun trafik yoğunluğu 100 adet/gün’dür. Yolun tamamı
3. sınıf il yoludur.
- Erzincan-Suşehri DYA-Kemah İYA İl yolunun şebeke
uzunluğu 59 km’dir. Bunun 12 km’si sathi kaplama, 47 km’si ise stabilizedir.
Yolun trafik yoğunluğu 100 adet/gün olup yolun tamamı 3. sınıf il yoludur.
- Refahiye-Kemah İYA-İliç İYA İl yolunun şebeke
uzunluğu 76 km’dir. Bunun 60km’si sathi kaplama, 16 km’si ise stabilizedir.
Yolun trafik yoğunluğu 150 adet/gün’dür. Yolun 24 km’lik kesimi 1. sınıf , 52
km’lik kesimi ise 3. sınıf il yoludur.
Köy Yolları
Erzincan ili genelinde 2.991 km. 1. derece
öncelikli, 620 km. 2. derece öncelikli olmak üzere toplam 3.611 km. köy yolu ağı
bulunmaktadır. 1. Derece öncelikli köy yolu ağının 476 km’si asfalt, 1.373 km’si
stabilize, 998 km’ si tesviyeli yol, 144 km’si de ham yoldur. 2. derece
öncelikli köy yolunun 25 km’si asfalt, 181 km’si stabilize, 414 km’si ise
tesviyeli yoldur.
İlin 2000 yılı nüfus sayımına göre, 1. derece
öncelikli köy yolu olarak tespit edilmiş olan 2991 km. köy yolundan 494 adet
köyde yaşayan 105.128 kişi, 230 bağlı yerleşim yerinde yaşayan 6.760 kişi olmak
üzere toplam 724 yerleşim biriminde 111.888 kişi köy yolundan faydalanmaktadır.
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 2000 yılında “Birinci Derece Öncelikli Köy
Yolları Master Planı"”hazırlanmıştır. Bu plan uyarınca her köy ve bağlısının tek
bir yolu 1. derece öncelikli köy yolu, var ise diğer yolları 2. derece
öncelikli köy yolu olarak tespit edilmiştir. 1. derece öncelikli köy yolu
tespitinde idari yapı , yolun geometrik standardı, topografik yapı, maliyet ve
benzeri uygunluk koşulları dikkate alınmıştır.
Erzincan İlinde Merkez ve 9 İlçe dahilindeki 494
köy ve 230 bağlısında yaşayan 111.888 kişi toplam 3.611 km. lik köy yolundan
faydalanmaktadır. 1. derece öncelikli köy yolu toplamı 2.991 km’dir. Kalan 620
km’lik köy yolu 2.derece öncelikli köy yolu olup, bağlantı yolu niteliğindedir.
Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 2000 yılında
“Köy Yolları Master Planı” hazırlanmıştır. Bu plan çerçevesinde öncelikle 1.
derece öncelikli köy yollarının programlar dahilinde ve plan uyarınca tamamının
asfalt yapılması hedeflenmektedir. Bu planda 192 km’lik köy yolunda tesviyeli
yapımı, 1.281 km.lik köy yolunda yol onarımı, 1.281 km’lik köy yolunda stabilize
kaplama ve bütün işler tamamlandıktan sonra toplam 2.598 km’lik köy yolunun
asfalt kaplamasının yapılması planlanmaktadır
1.derece öncelikli köy yollarının yüzde 13,5’i
asfalt, yüzde 44,5’i stabilize, yüzde 35’i tesviyeli yol, yüzde 7‘side ham
yoldur. Görüldüğü üzere kırsal alana hizmet veren köy yollarının çok az bir
bölümü asfalt kaplamalıdır . 1997 yılı nüfus sayımı verilerine göre 92.925 kişi
kırsal alandaki köy ve mezralarda yaşamaktadır. Bu nüfusun yüzde 63.9’u (59.435
kişi) asfalt kaplamalı yoldan yani yol ağındaki yüzde 13.5’lik kesimden
ulaşımlarını sağlamaktadır. Geri kalan nüfusun yüzde 23,7’si (22,018 kişi)
stabilize kaplamalı yoldan yani yol ağındaki yüzde 44,5’lik kesimden
ulaşımlarını sağlamaktadır. Nüfusun yüzde 11,7’si tesviyeli yoldan ulaşımlarını
sağlamaktadırlar.
Köyde yaşayan nüfusun büyük bölümüne (yüzde 63,9)
ulaşım hizmeti asfalt kaplamalı yol olarak götürülmüştür. Asfalt kaplamalı yol
oranının yüzde 13,5 olması ve bu köylerin genellikle ovada veya az engebeli
bölgelerde yer alması, nüfusun bu yerleşim yerlerinde yoğunlaşması daha düşük
yol şebekesinden faydalanılmaktadır.
İlin kırsalındaki ulaşımın uzun mesafeli ve yüksek
maliyetli oluşu, kırsaldaki köylünün gelir düzeyinin düşük olması, ulaşım
hizmetlerinde ekonomik erişebilirliği ve hareketlilik talepleri düşük seviyede
kalmaktadır. Asfalt Kaplamalı 1.derece öncelikli köy yollarının yüzde 41’i
Merkez ilçede yer almaktadır. Diğer 8 ilçedeki köylerin asfalt kaplamalı yol
oranları çok düşük seviyede kalmaktadır. Asfalt kaplamalı 1. derece köy
yollarının ilçeler bazında dağılımı grafikte gösterilmiştir. Kırsal alandaki
nüfusun yüzde 62,7’si Merkez İlçeye bağlı köylerde yaşamaktadırlar. Nüfusun geri
kalan yüzde 37,3’üde diğer 8 ilçeye bağlı köylerde yaşamaktadırlar.
İl genelinde 2991 km 1. derece köy yolu olup; bu
yol ağı 724 yerleşim biriminde yaşayan 111.888 kişiye hizmet vermektedir.
Grafik Birinci Derece Öncelikli Köy yollarının
Kaplama Cinslerine Göre Dağılımı
Grafik Birinci Derece Öncelikli Köy Yollarından
Faydalanan Nüfusun Dağılımı
Demiryolları
İlimiz dahilinde 243
Kilometre demiryolu mevcuttur.
Demiryollarında yolcu
ulaşımı Kars-Haydarpaşa-Kars bağlantılı Doğu Ekspresi ve Kars-Ankara-Kars
Erzurum ekspresi ile sağlanmaktadır. Doğudan gelip batıya giden Doğu Ekspresi
hergün 16.30'da hareket etmektedir. Batıdan gelip
Erzurum-Kars istikametine giden Doğu Ekspresi ise saat 12.40'da hareket
etmektedir.
Doğudan gelip Ankara
istikametine giden Erzurum ekspresi saat 17.42’de, batıdan gelip Erzurum Kars
istikametine giden Erzurum ekspresi saat 06.41’de hareket etmektedir.
Erzincan-Divriği arasındaki
yerfeşim yerlerinin yolcu ulaşımı her gün 14.00'de sevkedilen karma yolcu treni
ile temin edilmektedir.
Yük taşımaları ise mevcut
yük durumuna göre 6 adet yük treni ile sağlanmaktadır. İlimiz hudutlarında
Erzincan-Erzurum arasında, Tanyeri, Demirkapı; Erzincan,-Divriği arasında ise
Alp, Kemah, Eriç, İliç, Bağıştaş ve Çaltı istasyonları hizmet vermektedir.
İlde demiryolu 1935-1937 yılları arasında D.39.520
kg/m.lik 12.000 m. raylı,ahşap travesli N tipi bağlantılı olarak yapılmıştır.
1986 yılından itibaren demiryolları yenilenmiştir.. Arazinin dağlık oluşu
nedeniyle, demiryolları kurplu ve meyilli olarak inşaa edilmiştir. Bölge sürat
yapmaya ve hızlı ulaşıma elverişli değildir.
İl demiryollarında 12.353 m. uzunluğunda toplam 55
adet tünel 66 adet (Çelik, B.A ve Taş) köprü ve 709 adet menfez mevcuttur.
İlde demiryollarının bakım ve tamiratı; Divriği
Şube 43 Şefliğine bağlı, Kemah Kısım 433 Şefliği’nce Ilıç-Kemah, Erzincan Kısım
434 Şefliği’nce Kemah-Erzincan, Erzincan Şube 44 Şefliği’ne bağlı, Erzincan Kısım 441 Şefliği’nce Erzincan-Geçit, Mercan Kısım 442 Şefliği’nce
Geçit-Erbaş İstasyonlar arasında mevcut personel programlanan zamanlarda Sivas
Yol Atölye Müdürlüğü bünyesindeki yol makinaları ile yapılmaktadır.
Hizmetler; İstasyonlarda İstasyon Şefliği Erzincan garda Gar Müdürlüğü ve Ticari Ambar
Müdürlüğü tarafından yerine getirilmektedir. Trafikle ilgili birim Erzincan’da
bulunan TMİ merkezidir. Haberleşmenin aksamadan sağlanması Erzincan’da bulunan
45 haberleşme şefliği tarafından yürütülmektedir. Vagonların kontrolleri ve
arıza ıslahları Erzincan Vagon Servis Şefliği, makinaların küçük çaplı
arızalarının ıslahı ve bakımları ise Erzincan Makine Depo Şefliği tarafından
yerine getirilmektedir.
Havayolu
Erzincan havaalanı sivil ve
askeri hava trafiğine hizmet vermek üzere 1988 yılında açılmıştır. Beton
kaplamalı olan pist boyutu 3000x45 m. Apron boyutu 120x75 m.dir. 200 araç
kapasiteli otopark mevcuttur. Yıllık yolcu kapasitesi 600.000 kişi olup; yıllık
uçak kapasitesi 8.760'tır. 1000 m2. büyüklüğündeki terminal binasında elektronik
ve teknik donanıma sahip olan havaalanında gece iniş-kalkış sağlayacak
aydınlatma sistemide mevcuttur. Havaalanı ile şehir merkezi arasında ulaşım
taksi ve dolmuş taksilerle sağlanmaktadır.
Halen Perşembe ve Cumartesi
olmak üzere THY‘nın Ankara bağlantılı İstanbul uçak seferleri yapılmaktadır.
Aralık ayı sonu itibariyle özel uçak seferleri düzenlencektir.
Havaalanının denizden yüksekliği 1156 m. şehre
uzaklığı ise 9 km’dir.
Havaalanı enerjisi TEDAŞ tarafından 2 adet 375
KVVA ve 1 adet 7.5 KVVA gücündeki şebekeyle sağlanmaktadır. 2001 yılında
elektrik tüketimi 687960 KVV/Saat’dir.
Pat sahasının pist boyutları 3.000x45 m. olup uçak
kapasitesi 8.760’dır. Apron boyutları 120x75 m. olup apron kapasitesi 1 uçaktır.
Taxirut boyutları ise 154x23 m’dir.
Havaalanında 1.000 m iç hat terminali, 600.000
Yolcu/Yıl yolcu kapasitesi büfe, sağlık tesisi ve merkezi kalorifer sistemi
bulunmaktadır.
Aydınlatma sistemleri ve görsel yardımcılardan;
pist yaklaşma ışıkları, pist kenar ışıkları, Vasisler (PAPİ), pist eşik sonu
ışıkları, taxirut kenar ışıkları, apron ışıkları, mania ışıkları, havaalanı
bikını (RBN) bulunmaktadır. Pist merkez hattı ışıkları, tekerlek temas bölgesi
ışıkları ve taxirut eksen ışıkları bulunmamaktadır.
Hava trafik ünitelerinden; yaklaşma kontrol (APP),
kule kontrol bulunmaktadır. Yol kontrol (ACC), uçuş bilgi merkezi (FIC), uçuş
bilgi servisi (AIS), arama kurtarma üniteleri bulunmamaktadır.
Seyrüsefer yardımcı cihazlarından; VOR, DME ve
NDB’den birer adet bulunmaktadır. ILS , PSR ve SSR’den ise
bulunmamaktadır.
VHF Hava/Yer Telsizlerinden; 3 Adet Alıcı(RX), :3
Adet Verici(TX), 5 Adet Araç Telsizi , 1 Adet Portatif Telsiz, 3 Adet Alıcı
Verici (TX-RX) bulunmaktadır.
UHF Hava/Yer Telsizlerinden; 4 adet Sabit
Verici/Alıcı, 3 adet Sabit TX/RX bulunmaktadır.
Kara Telsizlerinden; 3 adet Araç Telsizi,17 adet
El Telsizi, 2 adet Sabit Merkez Telsizi, 1 adet Röle bulunmaktadır.
HF Kara Telsizlerinden; 1 adet SSB,1 adet Tape Rec,
2 adet Telefon Santralı, 1 adet Fax, 2 adet Telex, 1 adet Silyograf
bulunmaktadır.
Havaalanı bünyesinde: terminal, kuvvet santralı,
araç bakım binası, kaza-yangın binası, ısı merkezi, jandarma binası, emniyet
binası, akaryakıt ikmal tesisleri, nizamiye binası, S/S istasyonu, H1-H2 trafo
binaları, lojman, misafirhane ve su deposu bulunmaktadır. Bu tesislerden
akaryakıt ikmal tesisleri 01.04.1994 tarihlerinden itibaren Petrol Ofisi’nce
kullanılmaya başlanmıştır.
Emniyet ve Jandarma koruma binaları havaalanı
çevre koruma hizmeti yapmak üzere 1994 yılından itibaren İl Jandarma Alay
Komutanlığı’na protokolle teslim edilmiştir.
Havaalanında kar mücadele ve hizmet aracı olarak
kullanılan 21 araç bulunmaktadır. Erzincan havaalanının trafiğe açıldığı
04.09.1988 tarihinden bu yana, haftada 2 sefer ile devam eden tarifeli uçak
seferleri, artan yolcu talebi de göz önünde bulundurularak 2001 yılı içerisinde
haftada 4 sefere çıkarılmıştır. 2001 yılı içerisinde ülkemizin girmiş olduğu
ekonomik kriz havayolu taşımacılığını da büyük ölçüde etkilemiştir. Buna paralel
olarak THY AO. tarafından Erzincan havaalanına haftada 4 sefer olan tarifeli
uçak seferleri; ilk etapta 3’e ve daha sonra haftada 2 sefere indirilmiştir. Aralık ayı sonu itibariyle özel şirketler tarafından uçak seferleri
düzenlenecektir
KÜLTÜR VE TÜRİZM
Erzincan, Doğu Anadolu Bölgesinde tarihi İpek Yolu üzerinde kurulmuş
önemli bir yerleşim yeridir. Tunç Çağından beri yerleşim yeri olduğu tespit
edilen Erzincan’da; Urartu, Med, Pers, Hellen, Roma, Bizans, Selçuklu, ve
Osmanlı medeniyetlerinin izlerini görmek mümkündür.
Bu gün özellikle Urartu-Hitit döneminden kalan şehir kalıntıları,
kaleler, Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalan camiler, çeşmeler, köprüler,
kervansaraylar ilin kültürel yapısına ışık tutmaktadır.
Erzincan, kültürel yapısı yanında turizm için doğal güzellikleri ile de
önem taşımaktadır. Yaylaları, dağları, akarsuları, gölleri ve doğal ormanları
yörenin doğal güzelliğine renk katmaktadır. Bu doğa ortamı Erzincan’da bir takım
sporların yapılmasına da imkan sağlamıştır. Munzur Dağlarındaki doğal göllere ve
yaylara yürüyüş, Fırat’ta rafting , yamaç paraşütü, kampçılık, kaya tırmanışı,
kano sporu, camel trophy, Tercan ve Erzincan barajlarında su kayağı ve kış
sporları gibi doğal sporların yanında cirit sporu da Erzincan’da başarı ile
sürdürülmektedir.
İlin kültür varlıkları, spor ve doğal güzellikleri turizm potansiyelini
oluşturmaktadır. Etrafında dağları, ortasında bağları ve şehircilik alanında
örnek uygulamaları ile görülmeye değer güzelliktedir. Bu doğal güzelliği sosyal,
kültürel ve endüstriyel tesislerle de süslemek Erzincan’ı daha da ileriye
götürecektir.
Doğal Kaynaklar
İl, coğrafi yapısı itibariyle genel olarak kış sporları, su sporları ve
doğal güzellikleri olan mesire alanları ile de turizm için çok yönlü özellikler
taşımaktadır.
Erzincan kış turizmi için uygun iklim özelliklerine sahiptir. Dağ
sporlarının yapılacağı 3.500 metre yüksekliğinde dağlar bulunmaktadır. Erzincan
Baraj Gölü ve Tercan Baraj Gölünde su sporları yapılmaktadır. Karasu Nehrinde
rafting, Küçük Çakırman Köyünde yamaç paraşütü, Esence Yedi Göllerde doğa
yürüyüşü ve dağ bisikleti , kaya tırmanışı, kayak, dağ kampları, şelale buzul
tırmanışı,cirit ve camel trophy diğer turizm aktivitelerini oluşturmaktadır.
İlin turizm potansiyelleri çeşitli turizm kullanımları açısından
bakıldığında çeşitlilik göstermektedir. Doğal mesire alanları, Girlevik
Şelalesi, Bayırbağ-Değirmen önü, Pahnik Çayı ve çevresi Karakaya-Çermik, Ekşisu,
Beytahtı,Mecidiye, Tercan ve Erzincan Baraj Gölü çevresi, Kemah Soğuksular gibi
mesire alanları doğal güzellikleri oluşturmaktadır.
Tarihi eserlerden Tercan Mama hatun Kervansarayı ve Türbesi, Kemah
Kalesi ve Sultan Melik Türbesi, Altıntepe Urartu kalıntısı, Erzincan Kalesi,
tarihi hamamlar önem taşımaktadır
Yaylalar
Dumanlı Yaylası, Refahiye ilçe merkezinin hemen üzerinden başlayıp ,
güneye doğru uzanan bir alan içerisindedir. Çam ormanlarıyla kaplıdır. Doğal
güzelliği, temiz havası, bol soğuk su kaynakları, av hayvanları ve kamp
imkanları ile yaz ve kış turizmine açıktır. Ayrıca; Esence Yedigöller, Ergan
Dağı üzerinde Melenkoç Yaylası, Bayırbağ Çamlık ve Soğanlı Yaylaları
bulunmaktadır. Her yıl Esence Dağı ve Yedigöllere dağ tırmanışı yapılmaktadır.
Bayırbağ Tekçam yaylasına yürüyüş ve kamp, Yaylabaşı Ardıçlı gölü mevkiinde
yürüyüş ve kaya tırmanışı ve tüm izcilik faaliyetleri yapılmaktadır.
Su Kaynakları
Erzincan ili su kaynakları bakımından son derece zengindir. Fırat’ın en
önemli iki kolundan biri olan Karasu nehri, Erzincan arazisini diyagonal olarak
Kuzey Doğudan Güney Batıya doğru keser ve kuzeydeki Keşiş dağları ile
Güneyindeki Munzur Dağlarını bir çizgiyle birbirinden ayırır. İlin doğu ucundaki
Tercan vadisinde, Keşiş dağlarından aşağıya akan Çayırlı çayı, Erzincan
vadisinde Mercan, Kom, Pahnik, Sürperen ve Çardaklı çayları, Fırat’ın Karasu
kolunu besleyen önemli çaylardır.
Erzincan’ da bulunan göller; Çayırlı ilçesi içinde bulunan Yedigöller
Aygır gölü, Kemaliye ilçesindeki Kadı gölü ile Munzur gölü, Erzincan Baraj Gölü
ve Tercan Baraj gölüdür. İlin su kaynakları, dağ zirveleri ve gölleri açısından
bu denli zengin olması rafting su sporları, yamaç paraşütü ve kayak turizmini
içine alan zengin bir kış ve dağ turizmi potansiyelinin oluşmasına neden
olmaktadır.
Son yılların en çok ilgi gören alternatif doğa sporu olan rafting için
değişken fakat her mevsim yeterli debisi ile ve farklı rapitleri ile Fırat
nehri en uygun özellikleri taşımaktadır. Nisan ve mayıs aylarında Avrupanın en
zor parkurlarından birini oluşturan Fırat, tamamen doğal ortamda tabiatla
mücadele zevkini en yüksek düzeyde yaşamayı tercih edenler için eşsiz bir olanak
sağlar. 6 ve 10 kişilik raftlar ve tüm emniyet ekipmanı deneyimli rehberler
eşliğinde gerçekleştirilen turlar doğa tutkunlarının ilgisini çekmektedir.
Rafting ve kano parkuruna ulaşım kolay olup, Erzurum-Erzincan karayolu
üzerindedir. Erzincan İl merkezine 40 km mesafede Fırat nehrinin bir kolu olan
Karasu üzerinde, Sansa deresinde rafting sporu yapılmaktadır.
Erzincan havaalanına 10 dakikalık mesafede, Fırat nehri üzerindeki
Erzincan Göyne Barajı, Mertekli Gölü ve Tercan Baraj Gölü, bu spor için amatör
ve profesyonel standartlarda ideal durgun su ortamlarıdır. Bu sularda olta, ağ
(serpme) balık avcılığı yapılmaktadır.
Fauna
Erzincan ili, av kaynakları ve av türü bakımından zengindir. İlin uygun
iklim özellikleri ve doğal ortamları alabalık, yaban keçisi, ayı, domuz, porsuk,
sansar, su samuru, tavşan, keklik, yaban ördeği gibi av hayvanlarının yaşamasını
sağlamaktadır.
Kemah, Kemaliye ve Refahiye ilçelerinde dağ keçisi, porsuk, ayı, vaşak,
yaban domuzu, yaban ördeği, ve çulluk; Keşiş ve Munzur sıradağları, Karadağ,
Kemah ilçesinin Alp Bucağı, Tercan ve Kemaliye ilçesinin Karasu vadisi
çevresinde dağ keçisi, karaca, ayı, porsuk, vaşak; ayrıca ilin her yöresinde de
keklik ve tavşan avlanabilmektedir. Karasunun özellikle Kemah ilçesinden,
Kemaliye ilçesine kadar olan kesiminde büyük balıklara rastlanmaktadır.
Mağaralar
Kemah ilçesinin Ayranpınar köyünde bulunan buz mağaraları, kışın
sıcak, yazın soğuk olma özelliğini taşımakta ve soğuk hava deposu olarak
kullanılmaktadır. Mağaranın içinde büyük buz kütleleri ve buzların
oluşturduğu sarkıt ve dikitler bulunmaktadır. Buz mağaralarında, ilçe köylerin
peynir, yağ gibi gıda maddeleri muhafaza edilmektedir.
Erzincan’da halk tarafından bilinen ve bilimsel kaynaklarda ismi
geçen bir çok mağara vardır. Ancak bu irili ufaklı mağaralar hakkında bir
araştırma yapılmamıştır. Halk tarafından bilinen birçok mağara hakkında hiçbir
bilgi yoktur. Gerek halktan gerekse kaynaklardan ismen bilinen mağaralar; Tercan
ilçesinde Üçpınar ve Çadırkaya Mağaraları, Çayırlı ilçesinde Verimli, Çilli göl,
Saraycık ve Yazıkaya Mağaraları, Kemah ilçesinde Özdamar, Çamlı yayla, Buz,
Boğaziçi, ve Yahşiler Mağaraları, Kemaliye ilçesinde Ala, Üvür, Aslanoba, Tosun,
Meryem Ana, Kekikpınar, Deliktaş ve Çat Mağaraları, İliç ilçesinde Bostal ve
Bozyayla mağaraları ile merkez ilçede Kılıçkaya mağarasıdır.
İl genelinde tespit edilen mağara 25 adettir. Ancak bu mağaralara
ulaşım, dağlık bölgelerde bulunmaları nedeni ile oldukça zordur. Yukarıda adı
geçen mağaralar içinde bulundukları köy adları ile bilinmektedir. Bu
mağaraların gerekli tespit ve inceleme çalışmaları yapılıp, turizm açısından
potansiyel olabilecekler değerlendirilmelidir.
Refahiye ilçesinin Altköy mevkiinde bulunan mağaraya taş merdivenlerle
çıkılmaktadır. Mağaranın içinde kesilmiş taşlardan oturma bankları vardır.
Mağaranın içinde bulunan izlerin Köroğlunun atının izleri olduğu
söylenmektedir.
Çağlayanlar
Girlevik Şelalesi; Erzincan ilinin güneydoğusunda, merkeze yaklaşık 30 km.
uzaklıkta bulunan Çağlayan mevkiindedir. Şelale, Çağlayan Beldesine 3 km.
uzaklıkta Girlevik köyündedir. Şelale Erzincan’ın en güzel yerlerinden biridir.
Doğal güzellikleri, bitki örtüsü, suyu, dinlenme açısından önemli bir mesire
yeridir. Şelalenin suyu, Kalecik Köyüne 1 km. uzaklıkta sarp kayalar içinden ve
9 ayrı yerden kaynar, yeşillik bir dere yatağını takip ederek şelaleye ulaşır.
Şelalenin yüksekliği 30-40 m. civarında ve 3 kademeli ve yöreye özgü taştan
oluşmaktadır. Şelalenin çevresi ağaçlıktır, özellikle yaz aylarında mesire
yeri olarak büyük ilgi görmektedir. Kışın şelale suyun donmasıyla oluşan
sarkıtlardan buzul tırmanışı, yazın soğuk sularında serinleme imkanı vardır.
Göller
Otlukbeli Gölü; Otlukbeli ilçe merkezine yaklaşık 5 km. uzaklıkta ve
ilçenin kuzeybatısında yer almaktadır. Göl, 150-160 m uzunluğunda, 30-50 m.
genişliğinde olup yüzölçümü yaklaşık 6.500 m² civarında küçük bir göldür. Deniz
seviyesinden 1855m yükseklikte ve derinliği 15-18 m.’dir. Otlukbeli Gölünün
oluşumu bir doğal setleşme sonucudur. Oluşumu açısından yurdumuzda ve belki de
yeryüzünde benzerine az rastlanıldığı göz önüne alındığında Otlukbeli Gölünü bir
”Doğal Anıt” olarak nitelendirmek mümkündür. Otlukbeli Gölünün oluşumunu
sağlayan set , faylar boyunca yüzeye çıkan maden sularının biriktirdiği bir
settir. Set üzerine çıkan su maden suyu niteliğindedir. Yöre halkı şifalı
olduğuna inanmaktadır. Göl suları içerisine maden suyu karışmakla beraber
dere tarafından beslendiği için tatlıdır.
Aygır Gölü; Keşiş Dağı üzerinde bulunan göl tabiat güzelliği yanı
sıra, kırater gölü özelliğine sahip olan piknik ve dinlenme yeridir.
Kadı Gölü; Kemaliye ilçesinde yer alır küçüktür. Göl çeşitli
efsanelere de konu olmuştur.
Ayrıca Çayırlı ilçesinde, Yedigöller ve Kemah Beşikli Köyünde Ardos
Gölü bulunmaktadır.
Kaplıcalar
Erzincan kaplıcası ve doğal jakuzisi; Ekşisu yakınında, şehir
merkezine 12 km. uzaklıktadır. 33 derecelik ısıya sahip kaplıca suyu romatizma,
cilt, damar sertliği ve kalp rahatsızlığına iyi gelmektedir. Kaplıca, 12 adet
kapalı havuzu ile hizmet vermektedir. Ayrıca kaplıcada , doğal jakuzi havuzu
vardır.
Kültürel Kaynaklar
Erzincan zengin kültürel kaynaklara sahiptir. Yapılan arkeolojik
kazılarda M.Ö.8. yüzyıla ait fildişi ve madeni eşyalara rastlanmıştır. Yörede
hüküm süren Hitit, Urartu, Med, Pers, Hellen, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı
Medeniyetlerinin izlerine rastlamak mümkündür. Altıntepe ören yerinde yapılan
bilimsel kazılarda elde edilen tarihi eserler bunun bir kanıtıdır.
Erzincan’da meydana gelen şiddetli depremler ve savaşlar tarihi
eserlerin bir çoğunu tahrip etmiştir. Varlıkların günümüze kadar sürdüren
tarihi eserlerin birçoğu da harap durumdadır. Erzincan merkezinde ve
ilçelerinde bugüne kadar 104 eser tescil edilerek koruma altına alınmıştır. İlde
yüzey araştırma çalışmaları devam etmektedir. Atatürk Üniversitesi Arkeoloji
Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Alpaslan Ceyhan ve ekibi tarafından
ilimizde bir yüzey araştırması çalışması başlatılmıştır. Bu proje kapsamında
Erzincan’ ın ve bölgenin tarihine ışık tutacak yeni bulgular elde edilmektedir.
Sit Alanları
İlde bulunan sit alanları, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kurulu Müdürlüğü tarafından tescil edilerek koruma altına alınmıştır.
Sit alanları içinde en önemlisi Altıntepe ören yeridir. Altıntepe,
Erzincan-Erzurum karayolu üzerinde ve il merkezine 15 km. uzaklıktadır.
Altıntepe, Urartu çağının bölgedeki en önemli yerleşim alanıdır. Tapınak,
saray, kabul salonu mezarlar, depo binalarıyla arkeolojik değerini hala
korumaktadır.
Altıntepe ören yerinde Prof. Dr. Tahsin Özgüç başkanlığında 1959
yılında bilimsel kazı yapılmıştır. Bu kazıda çok değerli eserler bulunmuştur.
Bu eserler bugün Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmektedir.
Erzincanda toplam 26 adet sit alanı tescil edilmiş olup; bunlardan 20
adedi arkeolojik, 1 adedi kentsel, 3 adedi tarihi ve 2 adedi doğal sit alanıdır.
Taşınmaz Kültür Varlıkları
Tarihi yerleşim alanlarındaki mimari anıtlar, Taşınmaz Kültür Varlığı
olarak tanımlanmaktadırlar. Çoğu sanat değeri taşıyan ve günümüze kadar
ulaşabilen bu yapılar arasında; camiler, kiliseler, surlar, saraylar, hamamlar,
hanlar, türbeler, kümbetler, köprüler, çeşmeler, konaklar, evler, kaleler, yer
almaktadır. Kemah Kalesi, Mama Hatun Kervan Sarayı ve Türbesi, Sultan Melih
Türbesi, Gülabibey Camii en önemlileridir. İlde tescil edilen taşınmaz kültür
varlıkları aşağıdaki Tabloda gösterilmiştir.
Tablo:: Taşınmaz Kültür Varlıkları
Askeri Yapılar |
Dinsel ve Kültürel
Yapılar |
İdari Yapılar |
Sivil Mimari Örnekleri |
Endüstriyel Yapılar |
Doğal Anıtlar |
Toplam |
7 |
60 |
9 |
1 |
1 |
2 |
80 |
Kaynak:İl Kültür Müdürlüğü
Erzincan’da tescil edilen Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarının
merkez ve ilçelere göre isim, bulunduğu yer ve türleri aşağıdaki Tabloda
gösterilmiştir.
Tablo: Erzincan’da Bulunan Kültür ve Tabiat Varlıkları.
A-Erzincan Merkez
Sıra No |
Adı |
Bulunduğu Yer |
Türü |
1- |
Belediye Binası |
Dörtyol Mevkii |
İdari |
2- |
Çadırcı Hamamı |
Beybağı Mah |
Hamam |
3- |
Şelale |
Çağlayan Belediyesi |
Doğal Sit |
4- |
Elma Ağacı Höyüğü |
Davarlı Köyü |
Höyük |
5- |
Değirmenli Köy Kilisesi |
Dörtler Beldesi |
Kilise |
6- |
Hacı Hafız Türbesi |
Eski Erzincan |
Türbe |
7- |
Hava Şehitliği |
Eski Erzincan |
Şehitlik |
8- |
Hükümet Konağı |
İnönü Mah |
İdari |
9- |
İzzetpaşa Hamamı |
59. Top. Tug |
Hamam |
10- |
Kalecik Tepesi |
Çatalarmut Köyü |
Höyük |
11- |
Kale Kapısı |
Beybağı Mah. |
Kale |
12- |
Nafız Paşa Hamamı |
Beybağı Mah. |
Hamam |
13- |
Saztepe Höyüğü |
Saztepe Köyü |
Höyük |
14- |
Taşcı Hamamı |
Eski Erzincan |
Hamam |
15- |
Terzibaba Türbesi |
Eski Erzincan |
Türbe |
16- |
Tren Garı Binası |
İstasyon Mah |
İdari |
17- |
3. Ordu Şehitliği |
Eski Erzincan |
Şehitlik |
18- |
Yaylabaşı Kilisesi |
Yaylabaşı |
Kilise |
19- |
Yaylabaşı Kışla Binası |
Yaylabaşı |
Kışla |
20- |
Beybağı M. Kale Yöresi |
Eski Erzincan |
Sit Alanı |
21- |
Kızlar Kalesi |
Buğdaylı Köyü |
Kale |
B-Çayırlı İlçesi
Sıra No |
Adı |
Bulunduğu Yer |
Türü |
1- |
Balıklı Köyü Kilisesi |
Balıklı Köyü |
Kilise |
2- |
Cennet pınar Köyü Camii |
Cennet pınar Köyü |
Camii |
3- |
Ozanlı Köyü Kalesi |
Ozanlı Köyü |
Kale |
4- |
Ozanlı K. Kilisesi |
Ozanlı Köyü |
Kilise |
5- |
Hüseyin Taştan Konağı |
Yayla kent Köyü |
Konak |
6- |
Tarihi Mezarlık |
Başköy |
Mezarlık |
7- |
Başköy Kalesi |
Başköy |
Kale |
8- |
Kilise Koyu |
Başköy |
Arkeolojik Sit |
9- |
Algız Höyüğü |
Balıklıköyü |
Arkeolojik Sit |
C-İliç İlçesi
Sıra No |
Adı |
Bulunduğu Yer |
Türü |
1- |
Hükümet Konağı |
Kuruçay |
İdari |
2- |
Sabırlı Köyü Camii |
Sabırlı Köyü |
Camii |
3- |
Gurik Tepe |
Çobanlı köyü |
Höyük |
D-Üzümlü İlçesi
Sıra No |
Adı |
Bulunduğu Yer |
Türü |
1- |
Altıntepe |
Üzümlü |
Ören yeri |
2- |
Küçüktepe |
Üzümlü |
Höyük |
E-Otlukbeli İlçesi
Sıra No |
Adı |
Bulunduğu Yer |
Türü |
1- |
Göl ve Çevresi |
Küçük Otlukbeli |
Doğal Sit |
F- Kemah İlçesi
Sıra No |
Adı |
Bulunduğu Yer |
Türü |
1- |
Acemoğlu Köprüsü |
Kemah |
Köprü |
2- |
Alaattin Bey Çeşmesi |
Kemah |
Çeşme |
3- |
Aşağı Gedik Camii |
Kemah |
Camii |
4- |
Behramşah Türbesi |
Kemah |
Türbe |
5- |
Cezaevi Binası |
Kemah |
İdari |
6- |
Gülabibey Camii |
Kemah |
Camii |
7- |
Gülabibey Hamamı |
Kemah |
Hamam |
8- |
Gözcü Baba Türbesi |
Kemah |
Türbe |
9- |
Hacı Mehmet Bey
Çeşmesi |
Kemah |
Çeşme |
10- |
İskender Baba Türbesi |
Kemah |
Türbe |
11- |
Kemah Kalesi |
Kemah |
Kale |
12- |
Kömür Köy Kilisesi |
Kömür Köy |
Kilise |
13- |
Kömür Köy Su Sarnıçları |
Kömür Köy |
Arkeolojik Sit |
14- |
Kömür Köy Aşağı Paylar |
Kömür Köy |
Arkeolojik Sit |
15- |
Mektepönü Mescidi |
Kemah |
Mescit |
16- |
Melik Gazi Türbesi |
Kemah |
Türbe |
17- |
Pürhenk Mescidi |
Kemah |
Mescit |
18- |
Sancaktar Türbesi |
Kemah |
Türbe |
19- |
Tugay Hatun Türbesi |
Kemah |
Türbe |
20- |
Yıkık Kümbet |
Kemah |
Kümbet |
21- |
Sarıtaş Kalesi |
Çamlıyaylaköyü |
Kale |
G-Kemaliye İlçesi
Sıra No |
Adı |
Bulunduğu Yer |
Türü |
1- |
Belediye Hamam |
Kemaliye |
Hamam |
2- |
Dörtyolağzı Camii |
Kemaliye |
Camii |
3- |
Esentepe Kilisesi |
Esentepe Köyü |
Kilise |
4- |
Esentepe Camii |
Esentepe Köyü |
Camii |
5- |
Esentepe Çeşmesi |
Esentepe Köyü |
Çeşme |
6- |
Esentepe Mezarlığı |
Esentepe Köyü |
Mezarlık |
7- |
Eski Ortaokul Binası |
Kemaliye |
Okul |
8- |
Hıdır Abdal Sultan
Türbesi |
Ocak Köyü |
Türbe |
9- |
Ocak Köyü Camii |
Ocak Köyü |
Camii |
10- |
Orta Cami |
Kemaliye |
Camii |
11- |
Taşdibi Camii |
Kemaliye |
Camii |
12- |
Tarihi Köprü |
Yuva Köyü |
Köprü |
13- |
Ardıç Ağacı |
Akçalı Köyü |
Ağaç |
14- |
Selimağa Camii |
Başpınar Köyü |
Camii |
15- |
Abbasağa Camii |
Armağan Köyü |
Camii |
16- |
Buğdaypınarı Camii |
Buğday pınar Köyü |
Camii |
H-Refahiye İlçesi
Sıra No |
Adı |
Bulunduğu Yer |
Türü |
1- |
Bahattin Paşa Anıtı |
Refahiye |
Anıt |
2- |
Cengerli Kale ve çevresi |
Cengerli Köyü |
Arkeolojik Sit |
3- |
Hasanlı Höyüğü |
Akarsu Köyü |
Höyük |
4- |
Kadıköy Kilisesi |
Kadı Köyü |
Kilise |
5- |
Subay Şehitliği |
Refahiye |
Şehitlik |
6- |
Yurtbaşı Köyü Mezarlığı |
Yurtbaşı Köyü |
Mezarlık |
7- |
Tombul Tepe |
Yurtbaşı Köyü |
Arkeolojik Sit |
8- |
Esat Muhlis Camii |
Refahiye |
Camii |
9- |
Cibolar Höyüğü |
Kalkancı Köyü |
Arkeolojik Sit |
10- |
Tarihi Mevziler |
Sakaltutan Karadağ |
Tarihi Sit |
11- |
Düz Yerleşim Alanı |
Alaçatlı Köyü |
Arkeolojik Sit |
I-Tercan İlçesi
Sıra No |
Adı |
Bulunduğu Yer |
Türü |
1- |
Çadırkaya Kalesi |
Çadırkaya Bel. |
Arkeolojik sit |
2- |
Endüstri Meslek Lisesi |
Tercan |
İdari |
3- |
Kötür Köprüsü ve çevresi |
Mercan |
Arkeolojik sit |
4- |
Karakol Binası |
Mercan |
Kale |
5- |
Mama Hatun Hamamı |
Tercan |
Hamam |
6- |
Mama Hatun Kervansarayı |
Tercan |
Kervansaray |
7- |
Mama Hatun Türbesi |
Tercan |
Türbe |
8- |
17 Şubat Abidesi |
Tercan |
Şehitlik |
9- |
Şirinli Kale |
Kanarlı Köyü |
Kale |
10- |
Ulu Camii |
Tercan |
Camii |
11- |
Üçpınar Kilisesi |
Üç pınar köyü |
Kilise |
12- |
Şapel ve Dikili Taşlar |
Üç pınar Köyü |
Arkeolojik Sit |
13- |
Fındıklı Mezarlığı |
Fındıklı Köyü |
Mezarlık |
14- |
Akpınar Çeşmesi |
Fındıklı Köyü |
Çeşme |
Kaynak:İl Kültür Müdürlüğü
Kültürel Donanım
Müzeler
Erzincan ilinde Kültür Bakanlığına bağlı hizmete açık bir müze yoktur.
Yapımı tamamlanan 75.Yıl Kültür Merkezi binası içerisinde müze bölümleri de yer
almaktadır. Kapalı müze bölümünde bir takım çalışmalar yapılarak müze hizmete
hazır hale getirilmiştir.
Yöreden temin edilen etnografik ve arkeolojik eserler açık hava müze
bölümünde teşhir edilmektedir. Müzede görevli uzman personel bulunmayışı, bu
alandaki çalışmaları zora sokmaktadır. İl’e ait bazı eserler güvenlik açısından
Erzurum Müze Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Müze hizmete girdiğinde bu eserler
tekrar geri getirilerek sergilenecektir.
Müzenin hizmete açılabilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir. Tescil,
tespit ve envanter çalışmaları da devam etmektedir.
Kemaliye İlçesi Ocak Köyünde özel bir müze bulunmaktadır. Ali Gürer
Özel Müzesi adını taşıyan bu özel müzede 337 eser sergilenmektedir.
Galeri ( Sergi) Salonu
75.Yıl Kültür Merkezi kompleksi içerisinde 140 m² büyüklüğünde bir
sergi salonu yer almaktadır. Yine aynı bina içerisinde resim ve heykel
atölyeleri de bulunmaktadır. Sergi salonunda zaman zaman kişi, kurum ve
kuruluşlar tarafından resim sergisi, fotoğraf sergisi, el sanatları sergileri
açılmaktadır.
Halkın plastik sanatlara olan ilgisini artırmak, sanat zevk ve
kültürünü geliştirmek için resim kursları, el sanatı kursları açılmaktadır.
Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğünde görevli uzman personel bulunmamaktadır.
Amatör olarak çalışma yapan kişiler eserlerini sergilemektedir.
Kültür Merkezi ve Tiyatrolar
75.Yıl Kültür Merkezi binası 1998 yılında tamamlanarak hizmete
açılmıştır. Kültür Merkezinin kullanım alanı yaklaşık 11.000 m²’dir. Kültür
Merkezi içerisinde 475 koltuk kapasiteli çok amaçlı bir salon, 150 kişilik
küçük salon, bale salonu, açık ve kapalı müze bölümleri, sergi salonu, kitap
satış mağazası, kütüphane, kurs salonları, atölyeler, misafirhane ve idari
odalar bulunmaktadır.
Bazı birimler tam kurulmadığından Kültür Merkezi aktif olarak hizmet
verememektedir. Sosyal ve kültürel gelişmeye temel teşkil edecek böyle bir
yatırımın aktif olarak kullanılması için çalışmalar sürdürülmektedir.
75. Yıl Kültür Merkezi tiyatro salonu ve yan mekanları yerleşik tiyatro
kurulmasına elverişli olarak yapılmıştır. Erzurum ve Sivas illerinde Kültür
Bakanlığına bağlı Devlet Tiyatroları bulunduğundan, Erzincan’ da devlet
tiyatrosu kurulamamıştır. Devlet tiyatroları turne düzenleyerek hazırladıkları
oyunları Erzincan’ da sahnelemektedir. İlde kurulan amatör tiyatro gruplarına
gerekli kolaylık gösterilmektedir.
Kültür Merkezi tiyatro salonunun fiziki yapısı, tiyatro grupları
tarafından beğenilmektedir. Bu durum daha çok turne düzenlenmesine neden
olmaktadır. Tiyatro salonunda, tiyatronun yanı sıra konferanslar, açık
oturumlar, konserler, anma ve kutlama günleri de düzenlenmektedir
Sinema: Kültür Merkezi bodrum katında bulunan 150 koltuk kapasiteli salon 1998
yılında sinema salonu olarak işletilmek üzere Kültür Bakanlığının hazırladığı
bir protokol ve onay çerçevesinde İI Özel İdare Müdürlüğüne tahsis edilmiş, İl
Özel İdare Müdürlüğünde Köylere Hizmet Götürme Birliği vasıtasıyla anılan salonu
sinema salonu olarak işletilmek üzere E-TUR Ltd. şirketine vermiştir. E-TUR
şirketi söz konusu salonu 1998 yılının Ocak ayından beri sinema-ESİN adı altında
işletmektedir.
Erzincan’ın önemli alışveriş merkezlerinden olan ERMERKEZ bünyesinde
açılmış bulunan sinema ile Erzincan halkına hizmet vermektedir. Her iki sinemada
kültür ve sanat filmleri gösterilmektendir. Bu durum ailelerin büyük ilgisini
çekmektedir.
Kütüphaneler :Merkez, ilçe ve beldelerde Kültür Bakanlığına bağlı toplam
16 halk kütüphanesi hizmet vermektedir. Bazı belde ve ilçe halk
kütüphanelerindeki personel ihtiyacı yerel yönetimler tarafından
karşılanmaktadır.
2001 yılı, yıl sonu itibariyle kütüphanelerdeki kitap ve okuyucu sayısı
aşağıya çıkartılmıştır.
Turizm Sektörü ve Turistik İşletmeler
Erzincan tarihi olarak; turizm potansiyeli açısından zengin bir durumda
olması gerekirken büyük depremlere maruz kalması nedeniyle tarihi eserlerin çoğu
harap olmuş, ayakta kalabilenler ise hasar görmüştür.
Yöresel özellik taşıyan dinlenme ve gezi yerleri bulunmakla birlikte
turizm standartlarına uygun sosyal tesisler çok sınırlıdır. Turistik
işletmelerin en önemlisi 1988 yılında kış turizmine yönelik olarak işletmeye
açılan Yıldırım Akbulut Kayak Tesisleridir.
İlde 2 adet turizm işletme belgeli tesis bulunmaktadır. Bu tesislerin
yatak kapasitesi 188’dir. Belediye belgeli tesislerin yatak kapasitesi ise
651’dir.
İlde Turizmin Gelişmesi ve Çeşitlendirilmesi İçin Yapılan
Etkinlikler
Turlar: Erzincan ili Türkiye’de turizm güzergahları üzerinde yer
almaktadır. İle en yakın geçen tur güzergahı ise Trabzon’dan güneye ve daha
sonra doğuya yönelen güzergahtır. Bu güzergah; Karadeniz sahillerinden gelip
Trabzon, Gümüşhane, Bayburt, Erzincan, Erzurum buradan da Güneydoğu Anadolu
bölgesine devam etmektedir.
Asya ülkelerini Avrupa’ya bağlayan demir yolu ve karayolu Erzincan
ilinden geçmektedir. İl ulaşım açısından oldukça elverişli konumdadır. Doğu
Anadolu bölge bağlantısını sağlayan E-80 Karayolu ilden geçer. Ülkemizin batı
bölümü ile Karadeniz bölgesinin de Doğu Anadolu ile bağlantısı yine Erzincan
üzerinden sağlanmaktadır. Erzincan ulaşım açısından kavşak noktası
durumundadır.
Erzincan’da bir haftalık tur programı :
Erzurum’a uçak ile inen gruplar, önce Tercan’da orta çağ Türk Dönemine
ait Mama Hatun Türbe ve Kervansarayını ziyaret ettikten sonra, Otlukbeli krater
gölüne gidecekler, buradan Tercan baraj gölüne geçerek su sporları yapacak ve
izleyecekler.
Sansa boğazında hızla akan Fırat’ta rafting, Bayırbağ ve Çakırman
çağlayanında yüzme ve ırmaklarda gezinti. Ekşisu kaplıcasındaki doğal jakuzide
banyo.
Erzincan baraj gölünde su kayağı, Ergan dağına binek atlarıyla çıkış,
gece dağda uyku tulumlarıyla geceleme.
Refahiye Dumanlı ormanlarında gezi, alabalık ziyafeti ve gece ormanda
konaklama.
Yamaç paraşütüyle uçuş, Kemah’ta Beşikli Gölünü ziyaret, tarihi yer
gezileri, İliç ilçesinde mola .
Kemaliye’de kanyon ve çağlayan gezisi, şehirdeki otantik evlerin ve
köylerin gezilmesi, Kırkgöze mesire yerinde yemek,Kemaliye’deki otelde geceleme.
Ertesi gün uçakla geri dönüş.
El Sanatları
Ülkemizin bir çok ilinde olduğu gibi Erzincan’ da da bazı el sanatları
geleneksel olarak sürdürüle gelmiştir. İhram dokuma, kilim dokuma, dövme
bakırcılık gibi geçmişte önemli ekonomik fonksiyonu olan bazı el sanatları
ürünleri, günümüzde kitlesel üretime dayanan sanayi ürünlerine yerine
bıraktığından, talep azalmış ve üretim durma noktasına gelmiştir. Ancak iyi bir
tanıtım ve yapılacak ham madde ve üretim tekniği değişiklikleri ile bu gibi el
sanatlarının geliştirilmesi mümkündür.
El sanatı ürünlere olan talep, iyi bir üretim ve pazarlama
organizasyonu ile artırılarak Erzincan için önemli bir gelir ve istihdam imkanı
sağlanabilir.
Geleneksel olarak yürütülen ve yaygın bir sektör olan el sanatları
çeşitlilik göstermektedir. Ülkemizin her bölgesinde olduğu gibi Erzincan’ da da
geleneksel olarak sürdürülen şayak, kilim dokumacılığı, ehram dokumacılığı, halı
dokumacılığı, dövme bakırcılık, çulhacılık, kalaycılık, kunduracılık, oymacılık,
sepetçilik, şal basmacılığı ve bunlar içerisinde önemli yer tutan bakır
işlemeciliği el sanatları mevcuttur. Geçmişte önemli ekonomik fonksiyonları olan
ancak, tekniğin ilerlemesiyle üretimi daha ucuz ve daha kolay olan kitlesel
üretime bıraktığından, üretimi azalan yada kaybolmaya yüz tutmuş büyük ekonomik
faaliyetlerdir.
1960’lı yıllarda Erzincan’ da ortaya çıkan bakır işlemeciliği ise
sektörel bazda inanılmaz bir gelişme sağlamış, Erzincan, bakır işlemeciliğinde
Türkiye’ de merkez haline gelmiş, ancak daha sonra eski parlak dönemini
yitirmiştir.
Geleneksel tarzda üretilen çeşitli araç-gereç ve ticari malları içine
alan el sanatları, başta bakırcılık olmak üzere, dokumacılık (şayak dokuma, şal
basmacılığı, çulhacılık, keçe basma, ehram dokuma, kilim dokuma, halı dokuma),
kalaycılık, kunduracılık, demircilik, sepetçilik, oymacılık, iğne oyacılığı gibi
çeşitliliği içine alan geniş alanı kapsamaktadır.
Erzincan’da mevcut el sanatları; bakır işlemeciliği, dövme bakırcılık,
ehram dokumacılığı, kilim dokumacılığı, iğne-boncuk oyacılığı, Eğin (Kemaliye)
halısı dokumacılığıdır.
Bakır İşlemeciliği : Erzincan’da bakır el sanatlarının başlangıcı çok
eskiye dayanmaktadır. Dövme bakırcılık çok eski bir meslek olmasına rağmen,
bakır işlemeciliğinin başlangıcı 1955-1960 yılları arasıdır. Bu yıllarda
Erzincan’da çeyiz eşyaları satan birkaç esnafın dükkan vitrinlerinde bakır hamam
tası, sabunluk bulunmakta iken hamam taslarının iyi satıldığı görülünce bunların
seri imalatına başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda bakırcılığın cazip hale
gelmesiyle turistik bakır süs eşyalarının üretimine başlanmıştır.
Çaydanlık, semaver, sürahi, vazo, tepsi, çay-kahve-zemzem takımları vs.
süs kulanım eşyaları yapılmakta olup, bakırın boyanması ve işlenmesi ile yurt
içi ve yurt dışına pazarlanması sağlanmıştır.
1955-1960 yılları arasında küçük atölyelerde işleme bakırcılığın
başlaması ile Erzincan el sanatlarında cazibe merkezi olmuş ve 1970’li yıllarda
bakırcılık altın çağını yaşamıştır.
Yüzlerce ailenin geçim kaynağı olan bakırcılık sanatının parlak çağı
fazla uzun sürmemiş yok olma durumuna gelmiştir. Ticari yönden parlak dönemi ise
1980-1985 yılları arasındadır. Ancak bu dönemdeki fazla sürüm ve fazla kazanma
hırsı bakır işlemeciliğinin sanat değerini en alt seviyeye indirmiştir. Önceleri
“Tekli” kalemle işlenen bakır, daha sonra makinelerle işlenmeye başlanmıştır.
Bilgisiz kişilerin sektöre girmesiyle bilinçsizce ve sanat değeri olmayan bakır
işleri üretilmeye başlanmış ve bundan da bakırcılık sanatı büyük ölçüde talep
yetersizliği ile karşılaşmıştır.
Üretimin yüzde 10’u yurt içinde, özellikle Ege ve Akdeniz Bölgeleri’ne,
yüzde 90’ı ise yurt dışında A.B.D., İtalya, Finlandiya, Japonya, Almanya, Fransa
gibi ülkelere pazarlanıyordu.
Sanat değeri azaldığından önce yurt dışı, daha sonra da yurt içi
pazarlar gün geçtikçe zayıfladı. Bu işten gelir sağlayanlar kendi sanatlarına
kendileri değer vermeyerek başkalarının değer vermesini beklediler. Bugün bu
bilince varan birkaç bakır işletmecisinin sabır ve üstün gayretleriyle Erzincan’
da bakır işlemeciliği azda olsa yapılmaktadır.
Yapılan araştırmalara göre bu gün Erzincan’ da faaliyet gösteren
yaklaşık 8-10 mağazada işleme bakır ve turistik bakır eşya satılmaktadır. Bakır
işlemeciliğinde çalışan 40-50 civarında işçi bulunmaktadır. Halen tam kapasite
ile çalışma imkanı bulunmayan 3 atölyede turistik bakır ürünleri
üretilmektedir.
Bakır, Pirinç, Alüminyum ve Gümüş Plaka Kabartma Sanatı : Son yıllarda
Erzincan’ da yapılan çalışmalarla rölyef sanatının el sanatları içinde önemli
bir yer tuttuğu görülmektedir. İl Kültür Müdürlüğü tarafından üç dönem, Halk
Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nce bir dönem açılan kurslarla Erzincan’ da kabartma
(rölyef) sanatında 150 kursiyer yetiştirilmiştir. Bu sanatta yetişen kursiyerler
yapmış oldukları duvar tabloları ve ev süs eşyalarını Erzincan’da ve Türkiye
çapında pazarlama imkanları bulmuşlardır.
İşlenilen bakır, pirinç, alüminyum ve gümüş plaka gibi hammadde
yönünden herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Gerekli malzemelerin (gümüş plaka
hariç) fazla pahalı olmaması nedeniyle bu sanat genişleme imkanı bulmuş hatta
okullarda iş eğitimi derslerinde yapılır hale gelmiştir.
Dövme Bakırcılık : Dövme bakırcılık Erzincan’ da var olan en eski
sanatlardandır. Ancak bakıra alternatif olan alüminyum, çelik, emaye, naylon
gibi maddelerle yapılan ev ve mutfak eşyalarının piyasaya sunulması nedeniyle
bakır eşyaya olan talep azalmıştır. Talebin az olması, pazar imkanının
yitirilmesi, sanatı devam ettirecek çırak yetiştirilmemesi gibi nedenlerle
geçmişte önemli bir ekonomik potansiyele sahip olan bakırcılık sanatı kaybolmaya
yüz tutmuştur.
-Kilimcilik ve Cecim Dokumacılığı : Kilimcilik Erzincan’ da tarihi
çok eskilere dayanan bir el sanatıdır. Genellikle Kemah, Refahiye, Kemaliye
ilçelerinde dokunduğu görülür. Erzincan genelinde halen kaç tezgah da kilim ve
cecim dokunduğu kesin sayılarla tespit edilememekle birlikte Kemah, Refahiye ve
köylerinde halen kök boyalı kilim ve cecim dokunduğu bilinmektedir.
Son yıllarda kamu kuruluşlarının girişimleriyle kilimciliğin
geliştirilmesi için bir çok girişimlerde bulunulmuş ancak kursiyer bulma
açısından zorluklar yaşandığı için başarıya ulaşılamamıştır.
Kız Meslek Lisesi’nde ve Halk Eğitim Merkezi’nde bulunan kilim
tezgahlarında ve Geçit Beldesi’nde açılan kursta 100 civarında kursiyer kilim
dokumacılığını öğrenmiş ancak bazı ekonomik nedenlerden dolayı bu iş devam
ettirilememiştir.
Ehramcılık : Ehram (ihram) Erzincan, Erzurum, Bayburt yörelerine has,
kadınların örtünme amacıyla elbise üzerine aldıkları ince yün iplikten el
tezgahlarında örülen bir örtüdür ve mahalli bir özellik taşımaktadır.
Ehram yaklaşık 30 sene öncesine kadar Erzincan merkezinde ve ilçelerde
yaygın olarak kullanılmakta, buna paralel olarak da mahalle aralarındaki
çulhacılarda veya evlerdeki el tezgahlarında bolca dokunmakta idi. Her genç
kızın çeyizinde mutlaka en az bir ehram bulunurdu. Bu gelenek halen, Üzümlü,
Çayırlı, Otlukbeli, Tercan İlçeleri’nde ve bazı merkez köylerde devam
etmektedir.
Bayanların değişen teknolojiye ve çağın giysilerine önem vermesi ve
manto, pardösü, şal gibi giysileri tercih etmeleri nedeniyle ehram ve ehramcılık
eski önemini yitirmiştir.
Mermer Hediyelik ve Turistik Süs Eşyası :Erzincan’da
çıkarılan veya diğer illerden getirtilen mermer blokları, il merkezinde bulunan
mermer fabrikasında işlenerek çeşitli ebatlarda ve çeşitli kalınlıklarda
plakalar üretilmektedir. Mermer fabrikasının istihdama ve ilin ekonomisine katkı
sağladığı bilinmektedir.
Mevcut olan mermer potansiyelinden hediyelik ve turistik süs eşyası
üretilerek yeni istihdam alanları kazanmak ve ekonomiye katkı sağlamak
mümkündür.
Eğin (Kemaliye) Halısı Üretimi : Tarımsal alanda yaşayan nüfusa
ek gelir sağlamak ve onların boş işgücünü değerlendirmek amacıyla Erzincan’da
halıcılığa da önem verilmiştir.
1972-1975 yılları arasında Çayırlı ilçesi Bölükova ve Ortaköy, Kemah
ilçesi Kerer ve Doğanbeyli köyleri, İliç ilçesi Boyalık, Refahiye ilçesi
Pınaryolu köylerinde halıcılık kursları açılmıştır. Bu kurslarda 115 kursiyer
yetişmiştir.
Kemaliye İlçesi “Eğin Halısı” adıyla ün yapmış ve ilçede halıcılık
köylere kadar yayılmıştır. Yabancı ülke fuarlarında derece alan Eğin Halısı
Kemaliye Kaymakamlığı’nın çalışmaları ve Hacı Ali Akın Meslek Yüksek Okulu’nun
girişimleriyle ekonomik anlamda yaşatılmaya çalışılmaktadır.
Kemaliye Kaymakamlığı’nın gayretleri ile Kemaliye Apçaağa köyünde 5
adet tezgah kurulmuş olup, Isparta’dan getirilen iplerle bayanlara yönelik
eğitim ve öğretim yapılmaktadır.
Hacı Ali Akın Meslek Yüksek Okulu’nda ise; 1. sınıfta 26 öğrenci, 2.
sınıfta 28 öğrenci 8 tezgahta halıcılık eğitimi görmektedir.
Şenlikler – Özel Günler
Erzincan’da anılan ve kutlanan kurtuluş günleri, anma günleri,
festivaller, mevsimlik bayramlar yerli turizmin gelişmesinde etkili olmaktadır.
İlde bu kapsamda yapılan etkinlikler aşağıya çıkarılmıştır. Bu tür etkinliklerin
geliştirilmesi faydalı olacaktır.
Kurtuluş Günleri
1-Erzincan’ın Kurtuluşu 13 Şubat
2-Tercan’ın Kurtuluşu 17 Şubat
3-Çayırlı’nın Kurtuluşu 19 Şubat
Anma ve Kutlama Günleri
1-Atatürk’ün Erzincan’a Gelişi -1 Temmuz
2-Şeyh Hasan Babayı Anma Töreni - 1 Eylül
Festival
1-Refahiye Bal Festivali - Eylül’ün ilk Haftası
2-İliç Tulum Peyniri Festivali - Ağustos’un son Haftası
3-Oğlanağa Üzüm Festivali - Eylül’ün Son Haftası
4-Ulalar Doğa Kültür ve Tulum Peyniri Festivali – Temmuzun
son Haftası
Şenlikler
1-Kemah Sultan Melik Tarih , Kültür ve Spor Şenlikleri -
Temmuzun ilk Haftası
2-Hıdır Abdal Sultan Şenlikleri - Ağustosun son Haftası
3-Kılıçkaya Köyü Kültür ve Dayanışma Şenlikleri -
Ağustos’un Son Haftası
4-Otlukbeli Şenlikleri - Ağustos’un İkinci Haftası
5-Kemaliye Eğin Şenlikleri- Ağustos’un son Haftası
6-Munzur Melenkoç Yayla Şenlikleri - Eylül’ün İkinci
Haftası
7-Gökkuşağı Kültür-Sanat Etkinlikleri - Mayıs’ın İkinci
Haftası
Mevsimlik Bayramlar
1-Nevruz Bayramı - 21 Mart
2-Hıdırellez Kültür Bahar Bayramı 6 Mayıs
3-Ağaç Dikme Bayramı - Nisan’ın İkinci Bayramı Nisan’ın
İkinci Haftası
Doğa Sporları
Rafting:Rafting Erzincan’da 1994 yılından itibaren Karasu (Fırat)
Nehrinde yapılmaktadır. 1997‘de Munzur Fırat Doğa Sporları Derneğinin kurulması
ile aktif olarak zengin malzeme ve rehber kadrosu ile hizmet vermektedir.
15 Mayıs 1999 yılında Turizm Bakanının da katkısıyla yaklaşık 100
kişilik bir sporcu gurubunun katıldığı Erzincan 2000 Rafting Festivali
yapılmıştır. Özellikle Mayıs ayında 6’lık ve 5’lik rapitler oldukça fazladır.
Yollarüstü-Mutu arasındaki parkurun uzunluğu 40 km.’yi bulur. Mayıs ayından
sonra suların azalmasıyla Sansa-Bağlar mevkiinden (Erzincan-Erzurum karayolu 55
km.) Mutu’ya kadar 26 km.’lik bir parkur vardır. Bir tane 5’lik, 3 tane 4’lük,
5 tane 3’lük, 1 tane 2’lik rapit oluşur. Parkurun diğer bir özelliği
Erzincan-Erzurum kara ve demir yolunu takip etmesidir. Bu özellik dünyanın
hiçbir yerinde yoktur.
Treaking-Dağcılık-Kayak ve Kampçılık: Erzincan coğrafyasının ve
ikliminin mükemmelliği bu sporları yapmaya çok müsaittir. ”Erzincan Munzur Fırat
Doğa Sporları Derneği“ “Erzincan Dağcılık Kayakçılık ve İhtisas Kulübü” (EDKİK)
tecrübeli, eğitimli dağcıları rehberleri ve kayakçıları ile bu sporları aktif
olarak yapmaktadır. Yaylabaşı Ardıçlı Göl mevkii ormanlarında treaking ve kaya
tırmanışı, Esence, Yedigöller, Refahiye Dumanlı ormanlarında treaking ve
kampçılık, Sakaltutan Akbulut Kayak Tesisinde kayak sporu yapılmaktadır.
Su Kayağı: Tercan Baraj Göletinde (Erzincan-Erzurum Karayolu 98 km.)
1998 yılında Türkiye Su Kayağı Şampiyonası yapıldı. 1997 yılında Erzincan
Munzur Fırat Doğa Sporları Derneğinin kurulması ile su kayağı etkinlikleri
başlamış oldu. 1998 yılında Erzincan Göyne Baraj Göletinde yapılan Türkiye
Birinciliğinde Erzincan Munzur Fırat Doğa Sporları Derneği Türkiye Şampiyonu
oldu. Bu spor Tercan Baraj Göletinde yapılmakta olup; parkur uzunlukları
şöyledir:
Çalmışla parkuru 1.200 m., Tuzla parkuru 3.750 m., Mertekli 1.550
m., Göyne 1.550 m., Kemaliye Keban Barajı parkur uzunluğu 2.500-3.000 m.’dır.
Yamaç Paraşütü: Termiklerin oldukça fazla olması coğrafi şartların
mükemmelliği bu spor için Erzincan’ı birinci sıraya oturtmuştur. 1997 yılında
başlayan bu spor 1998 de kurulan derneklerle daha hızlı bir gelişme
kaydetmiştir. Yaylabaşı Munzur-Ata Doğa ve Hava Sporları Derneği yamaç
paraşütü eğitim kursları açmış ve gayet başarılı olmuştur. Halen Yaylabaşı
Beldesinde yurt içi ve yurt dışından gelen sporcular hem eğitim almakta hem
de bu sporu yapmaktadırlar. Keşiş ve Munzur Dağları 3200-3500m bu sporun
yapılmasına avantaj sağlar.
Buz Tırmanışı: Ocak, Şubat ve Mart ayının başlarında Girlevik Şelalesinin
donması ile burada bu spor yapılmaktadır.
Kano: Karasu nehri, kano yapmaya elverişli olup nehrin her kesiminde
yapılabilir. Munzur-Fırat Doğa Sporları Derneği akarsu kanosu sporunu aktif
olarak yapmaktadır. Zorlu apitler Erzincan-Erzurum yolu 55 km.’sinde araç ile
takriben 20-25 dakikalık bir yolculuktan sonra ulaşılır. Beytahtı - İliç arası
bu spor için çok uygun bir parkurdur.
Camel Trophy: Tierre Del Fuega’da yapılacak olan Camel Trophy Türkiye
seçmeleri 26 Mart 1998’de Erzincan’da başladı ve dört gün sürdü. Türkiye’de bu
etkinliğin en uygun yeri olarak tespit edilen Erzincan, ulusal medyanın
ilgisini çekmiştir.
Kürek: Erzincan Barajı ve Keban Barajı göllerinde kürek sporu yapılmaktadır.
Cirit: Geleneksel bir ata sporumuz olan cirit tescilli olarak ilk kez 1989
yılında başlamıştır. İki adet kulüp bulunmaktadır. Bunlar Erzincan Atlı İhtisas
Kulübü ve 13 Şubat İhtisas Kulübüdür, renkleri siyah-kırmızıdır. Kulüblerin
kuruluş amacı; Erzincan ve çevresindeki at neslinin ıslahı , binicilik ve
geleneksel olarak milli günlerimizde gösteri yapmak yurt içi ve yurt dışı
faaliyetlere katılmak ve sağlıklı nesiller yetiştirmektir.
Üç adet nizami ölçülerde kum ve toprak karışımı tribünlü cirit sahası
(50 kişilik) mevcuttur. İki tanesi Terzibaba mevkiinde, (Erzincan-Çağlayan yolu
üzeri 5 km.) bir adette şehir merkezinde Öğretmenevi üstü Geçit Belediyesi alt
kısmında bulunmaktadır.
1996 yılında Doğu gurubu Şampiyonası yapılmış ve Erzincan Atlı İhtisas
Spor Kulübü birinci olmuştur. Her yıl ilimizin kurtuluşu 13 Şubat günü Erzurum
ve Bayburt ilinden davet edilen takımlarla ikili müsabakalar tertip edilerek
cirit sporu canlı tutulmuştur.
1997-1998 yılında Ankara’da yapılan yarışmalarda Erzincan Atlı İhtisas
Spor Kulübü üst üste iki kez Türkiye ikincisi olmuştur. Ayrıca kulüpler
federasyon faaliyet programı içinde bulunan Ak-Yeniköy, Aydın, Ankara Türkiye
Şampiyonası Trabzon, Davutlar,(Aydın), Ilgın(Konya), Yatağan(Denizli), Uşak,Selender
(Manisa) Erzurum, Malatya, Bayburt, Söğüt(Bilecik) gibi illerde müsabakalar
yapmış üstün başarılar elde etmişlerdir.
Kayak Tesisleri: Akbulut kayak tesisleri Erzincan-Sivas E-80 Devlet Karayolu
üzerinde ve Erzincan’a 42 km mesafede olup yolu tamamen asfalttır. Akbulut Kayak
Tesislerinde Alp disiplininde kayak yapılmaktadır. Kayak oteli ve tesisleri E-80
karayoluna asfalt yol ile bağlı olup , yollar yaz-kış tamamen açıktır. Otel 60
kişi kapasiteli, 100 kişilik yemek ve toplantı salonu, sporcu odaları, saunası
ile her türlü konfora sahiptir. Kış ve dağ sporları ile yayla turizminde gerçek
bir turizm merkezidir. Tesis bilhassa kış aylarında çalışmakta olup, kayak
kiralaması ve kayak öğretimi yapılmaktadır. Tesisler 30.000 m² alan üzerine inşa
edilmiştir. Üst istasyondan başlayan 5 adet pist mevcuttur. Dere içi pisti yüzde
50 meyilli 800 m’lik profesyoneller için, su deposu pisti 1.000 m.’lik, köy
yolu pisti 2.000 m.’lik, yamaç sırtı 1.200 m.’lik ve 1.800 m.’lik karşı sırt
dediğimiz profesyonel –amatör kayakçılara hitap eden pistler mevcuttur.
Teleski olarak Türkiye’nin en uzun liftlerindendir. Uzunluğu 1.026 m.
alt istasyon rakımı 1.927 m. ve üst istasyon rakımı 2.155 m.’dir. Kot farkı 228
m.‘dır. Tesis 110 askı ve 110 kw ‘lık bir güçle çalışmaktadır. Aynı anda 110
kişi taşınmakta olup, saatteki taşıma kapasitesi 1.200 kişidir. Mahallinde
kiralamaya müsait 100 takım kayak ski bulunmaktadır. Valilik kupası, Kurtuluş
kupası, okulların yarı yıl tatil dönemlerinde il spor merkezi kayak kursu ve il
birinciliği yarışmaları yapılmaktadır
TURİZM |
Büyük Erzincan Oteli |
|
ERZİNCAN İLİNDEKİ BELEDİYE BELGELİ KONAKLAMA TESİSLERİ
İli |
Tesisin Adı |
Telefon |
Sınıfı |
Oda S. |
Yat. S |
Yan
ünite |
Adres |
Erzincan |
Çınar
Otel |
214 47
83 |
2 |
16 |
43 |
Kalorifer,market,sıcak su |
Çevreyolu Üz.N.126 |
" |
Albayrak |
214 31
51 |
- |
12 |
30 |
Kalorifer, sıcak su |
Çevreyolu Üz.N. 124 |
" |
Berlin
Otel |
214 61
71 |
1 |
25 |
60 |
Kalorifer, sıcak su |
Halitpaşa C.N 40 |
" |
Beyti
Otel |
214 47
87 |
- |
13 |
30 |
Kalorifer, sıcak su |
Çevreyolu Üz.N.136 |
" |
Gülistan |
223 60
20 |
Lüx |
31 |
59 |
Kalorifer, sıcak su,otopark |
Halitpaşa C.N.20 |
" |
Girne
Pl. |
214 24
28 |
1 |
14 |
30 |
Kalorifer, sıcak su,otopark |
Fevzipaşa C.N 60 |
" |
Karakaya |
214 36
72 |
Lüx |
22 |
43 |
Kalorifer, sıcak su |
Fevzipaşa C.N.40 |
" |
Kervan
Pl. |
214 13
64 |
1 |
20 |
38 |
Kalorifer, sıcak su,otopark |
Fevzipaşa C 96 SN.1 |
" |
Kılıçlar |
223 16
92 |
1 |
31 |
75 |
Kalorifer, sıcak su |
Fevzipaşa CN 45 |
" |
Mete
Pl. |
214 74
05 |
1 |
20 |
40 |
Kalorifer, sıcak su |
Merk.Crş.
173.S.N.14 |
" |
H.Burcu |
223 50
81 |
1 |
25 |
60 |
Kalorifer, sıcak su |
Fevzipaşa C.N.29 |
" |
Hanedan |
224 24
04 |
Lüx |
30 |
60 |
Kalorifer, sıcak su |
Fevzipaşa C.N 34 |
" |
O.Dörtyol |
|
|
10 |
20 |
sıcak
su |
Kızılay M.1002 S.N.27 |
İlçeler |
|
|
|
|
|
|
|
Çayırlı |
Konak |
|
|
4 |
11 |
|
Barbaros M.Cumh.M. |
Kemaliye |
Özden
Pl. |
|
|
22 |
45 |
Lokanta |
Kemaliye |
" |
Belediye |
|
|
8 |
25 |
|
Otopark Meydanı |
Refahiye |
Kılıç |
|
|
4 |
15 |
|
Kemah
Cad. |
" |
Belediye O. |
|
|
11 |
26 |
|
Belediye İşh. Erzincan C |
" |
İnan |
|
|
4 |
13 |
|
Sivas
Caddesi |
" |
Terminal |
|
|
6 |
20 |
|
Yenidoğan Mah. |
Tercan |
Kervansaray |
|
|
15 |
35 |
|
Tercan |
" |
Çalışkan |
|
|
8 |
16 |
|
Tercan |
Ilıç |
Belediye |
|
|
9 |
18 |
Lokanta, Kalorifer |
A.Paşa
M.Han Önü |
Kemah |
Belediye |
|
|
14 |
30 |
|
Çarşı
Mh. |
" |
Bahçeli |
|
|
5 |
1 |
|
Çarşı
Mh. |
Otlukbeli |
Belediye |
|
|
5 |
10 |
|
Akbulut Meydanı |
BAKANLIK BELGELİ KONAKLAMA TESİSLERİ
Büyük
Erzincan Oteli (***)
Turizm deneme işletme belgesine haiz olup; 82 oda, 6 suit, 188 yatak, 170
kişilik lokanta, 70 kişilik çok amaçlı salon ve yüzme havuzu bulunmaktadır.
Adres : Erzurum Yolu TEDAŞ karşısı, Erzincan
Belediye Oteli (****)
İller Bankası tarafından 1993 yılında yapımına başlanılmış olup; toplam 675
m2 kapalı alan ve 161 yatak kapasitesi bulunmaktadır.
Proje kapsamında her türlü toplantı, eğlence, yemek ihtiyaçlarını
karşılayacak şekilde lokanta, bar, sauna, Türk hamamı ve toplantı salonları
mevcuttur.
Otelin kaba inşaatı tamamlanmış olup; % 65 seviyesinde devam etmektedir.
1999 yılı sonu itibariyle bitirilecektir.
Adres: Ergenekon Bulvarı, Emniyet Müdürlüğü karşısı, Erzincan
Beyrut Tunç Oteli(*)
1998 yılında yatırıma başlanmış olup, 2000 yılında işletmeye açılacaktır. 15
oda, 14 suit, 36 yatak kapasitesine sahiptir. Turizm yatırım belgeli.
Yatırım devam etmektedir.
Adres : Fevzipaşa Cad. Erzincan
Yıldızlı Turistik Restorant
Turizm deneme işletme belgesine haiz olan tesis 2.sınıf olup; 120 kişilik
lokanta kapasitesindedir. Adres : Erzurum karayolu üzeri 3 km., Erzincan
Polat Turizm Seyahat Acentası
Turizm işletme belgesine haiz olup; uçak rezervasyonlarını yapmaktadır.
Adres : Hükümet cad. No :13 Erzincan |
MERKEZ İLÇE
Fıratın
kollarından Karasu, doğu-batı doğrultusunda uzanan demiryolu ile Sivas-Erzurum
ve Trabzon-Sivas, Trabzon-Tunceli karayollarının kesiştiği kavşak noktasında
kurulmuştur. Yukarı Fırat havzasının içerisinde 1185 metre yükseklikte 500Km²
olan Erzincan ovasının ortasında bulunmaktadır.
İl merkezinin İstanbul'a uzaklığı 1100 Km
Ankara'ya uzaklığı ise 690 Km dir.
Merkez İlçenin Nüfusu 170.858 kişi olup
bunun 107. 175'i merkezde, 63.683'ü belde ve köylerde yaşamaktadır. Merkez
ilçeye bağlı 14 belde, 65 köy ve 33 mezra bağlıdır.
İl nüfusu merkez ilçede yoğunlaşmıştır.
Merkez ilçe yüz ölçümü 1756Km ² olup, Nüfus yoğunluğu 105 kişidir.
Ekonomik faaliyetlerden; tarım, sanayi,
ticaret ve turizm ilçe merkezinde yoğunlaşmıştır.
ÇAYIRLI
1. İLÇENİN GENEL OLARAK TANITILMASI :
a) Tarihi ve Coğrafi yapısı :
İlçenin ilk yerleşime ne zaman açıldığı kesin
olarak bilinmemektedir. Erzincan ile birlikte zaman zaman çeşitli devletlerin
egemenliğine girmiştir. Bir süre Timur’ un yönetiminde kalan bölge Timur’un
çekilmesi ile Akkoyunlulara ve 1473’te Otlukbeli Savaşından sonra Osmanlı
Devletine geçmiştir. 1916 yılında Rusların, onların çekilmesiyle Ermenilerin
elinde kalan ilçe, 20 Şubat 1918 de yeniden Anavatan’ a katılmıştır. 1954
yılının Haziran Ayına kadar Mans adı ile Tercan İlçesine bağlı Bucak iken bu
tarihte ilçe olmuştur. Mans adı Ermeni kökenli olduğundan değiştirilerek Çayırlı
adı verilmiştir.
İlçe Erzincan ilinin Kuzeydoğusunda yer alır. Yüzölçümü 1480 Km2,
Yüksekliği 1520 metredir. Doğusunda Tercan ve Aşkale ilçeleri, batısında
Erzincan Merkez İlçesi, Kuzeyinde Bayburt İli ve Otlukbeli İlçesi, Güneyinden
Erzincan Merkez ve Tercan İlçesi ile komşudur. Parçalı, engebeli, çıplak bir
arazi yapısına sahiptir. Çevresinde Keşiş, (Esence), Sipikor ve Coşan dağları
vardır. Balıklı Dorum ve Mans çayları ilçe hududunu çizen Karasu ırmağına
dökülür. Çok geniş olamamakla birlikte sulu tarım yapılır. Ovalar ve geniş mer’a
ve yaylaları vardır. Kışları çok soğuk ve uzun geçer, Yaz mevsimi kısadır.
b) Nüfus Durumu :
İlçenin genel
nüfusunun 1997 yılı genel nüfus sayımına göre arttığı görülmektedir. 1990
yılında ilçeden batı il ve ilçelere büyük çapta göç olmuştur. 2000’li yıllarda
ise az da olsa aşağıdaki grafikten de anlaşılacağı gibi ilçeye geri dönüş
vardır. 1990 yılı genel nüfus sayımına göre, ilçe merkezinin nüfusu 7.076,
köylerinin ise 14.670 ve köyleri ile birlikte toplam nüfusu 21.746 iken, 1997
yılı genel nüfus sayımında ilçe merkezinin nüfusu 3.940, köylerinin ise 8.499 ve
köyleri ile birlikte toplam nüfusu 12.439 olmuş; 2000 yılı genel nüfus sayımı
sonuçlarına göre ise merkez ilçe nüfusu 6.547 köylerinin nüfusu 11.854 ve
köyleri ile birlikte toplam nüfusu 18.401 olarak tespit edilmiştir.
Nüfusunun
tamamı genelde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. İlçe merkezinde küçük
çapta marangozculuk, demircilik ve oto tamirciliği ile uğraşan sanat erbabı
bulunmaktadır. İlçe nüfusunun 6 yaştan yukarı olanının % 90’ı okur-yazar
durumdadır. 2000 yılı sayımına göre, 18.401 kişiden oluşan nüfusun 8.648’i
erkek, 9753’u kadındır. Nüfusun çoğunluğunun ana dili Türkçe’dir. Bir kısım
köylerde Türkçe, Farsça ve Kürtçe dillerinin karması olan Zaza’ ca konuşulur.
c) İdari Durum:
İlçe merkezi
Atatürk, Barbaros ve Fatih Mahallesi olmak üzere üç mahalleden oluşmaktadır. 37
köyün bağlı olduğu Merkez bucağı ve ayrıca 17 köyü bulunan Yaylakent Bucağı
olmak üzere 54 idari birimden oluşur.
İlçemiz
Eskiden Mans Mahallesi adı ile tek mahalleye sahipken1987 yılında ilçe merkezi
üç mahalle bölünerek bunlardan,
Atatürk
Mahallesi, İlçenin içerisinden geçen Mans Çayının kuzeyi ile Cumhuriyet caddesi diye
adlandırılan caddenin doğu kısmında kalan bölümdür. İlçe merkezinin 3/2 sini
teşkil eder. Mahallede 1 adet banka, Pancar Bölge Şefliği, İlçe Devlet
Hastanesi, İlçe Tarım Müdürlüğü, Emniyet Amirliği, İlçe Jandarma Komutanlığı ve
Tarım Kredi Kooperatifi, Çayırlı Lisesi, Ziya Gökalp İlköğretim okulu, Tedaş
İşletme Başmühendisliği ve bir adet de cami vardır. İlçemizde meydana gelen 1992
depremi sonrasında mahalleye 94 adet deprem konutu yapılmıştır.
Barbaros Mahallesi, İlçenin içerisinden geçen Mans Çayının güneyinde kalan
bölümü teşkil eder. Bu mahalle eski yerleşim yeridir. Mahallede Müftülük binası
ile bir adet camii vardır.
Fatih
Mahallesi, İlçenin içerisinden geçen Mans çayının kuzeyi ile Cumhuriyet Caddesi diye
adlandırılan caddenin batı kısmında kalan bölümdür. Mahallede Hükümet Konağı,
Ziraat Bankası, Belediye Hizmet Binası, 29 Ekim İlköğretim Okulu ve Sağlık
Meslek Lisesi ve bir adet de cami vardır.
Köylerimiz: İlçeye bağlı 54 adet köy bulunmaktadır. Bu köylerimizden;
bir tanesi terör ve bir tanesi de ekonomik nedenlerden olmak üzere iki tanesi
boşalmış durumdadır. 12 köyümüze bağlı toplam 19 adet mezramız vardır. İlçeye
bağlı köylerin çoğu belli güzergahlar üzerinde derli toplu oluşu, hizmetlerin
yürütülmesinde ve ulaşımında kolaylıklar sağlanmaktadır.
Elektriksiz, susuz ya da
telefonsuz köy yoktur. Köylerimizin % 40’nın yolu asfalttır. Geriye kalan yollar
ise stabilizedir. Toprak köy yolumuz yoktur. Köylerimizde içme suyu sıkıntısı
yoktur. Köylerimizden Yaylakent Köyünde 1 Jandarma Karakolu mevcuttur.
Kamu Kurum
ve Kuruluşlar :
i-Kaymakamlık: İlçe
Kaymakamlığı 1954 yılının Haziran ayından itibaren Kaymakamın fiilen görevine
başlamasından itibaren faaliyete geçmiştir. 1992 yılı depreminde orta hasar
gören ilçe Hükümet Konağının yıkılıp yeniden yapılmasına karar verilmesiyle
Hükümet Konağı boşaltılmış ve 4 yıl süre ile İlçe Devlet Hastanesinin üst
katında hizmet vermiş, daha sonra mülkiyeti Sağlık Bakanlığına ait olan binada,
Kaymakamlık, Nüfus Müdürlüğü, Özel İdare Müdürlüğü, Malmüdürlüğü, İlçe Milli
Eğitim Müdürlüğü ,Tapu Sicil Müdürlüğü, Sivil Savunma Memurluğu, Sosyal
Yardımlaşma Vakfı ve İlçe Halk Kütüphanesi olarak hizmet vermeye başlamıştır.
Halen Kaymakamlık bünyesinde 1 adet Yazı İşleri Müdürü, koruma olarak 1 adet
Polis Memuru, Tarım İlçe Müdürlüğünden geçici olarak görevlendirilen 1 adet
makam şoförü görev yapmaktadır. Köylere Hizmet Götürme Birliğine ait 2000 Model
Opel marka otomobil makam otosu olarak kullanılmaktadır. 1985 model binek tipi
Renault–12 marka eski makam otosu ise, SYDV ve Kaymakamlığın diğer işlerinde
kullanılmaktadır. Birliğe ait 1 Adet JCP marka Kepçe, 1 Adet Fatih Marka Kamyon
ve 1 Adet de TATA marka Pikap bulunmaktadır. Kaymakamlığın 1 VHKİ, 1 Makam
Şoförü ve 1 Hizmetli kadrosu boştur.
ii- İlçe Jandarma
Komutanlığı: İlçe
Jandarma Komutanlığı 1 Merkez, 1 Bucak Karakol olarak 2 Karakolda 1 Subay 6
Astsubay, 5 Uzman Çavuş 1 Çavuş, 10 Onbaşı ve 60 er mevcudu ile görev
yapmaktadır. 4 Pikap ve 1 minibüs ile hizmet vermektedir. İlçe Jandarma
Komutanlığında 83 adet G3 Piyade Tüfeği, 57 adet İngiliz Bekçi Tüfeği, 10 adet
tabanca ve köylerdeki köy korucularında 193 adet Kaleşnikov mevcuttur.
Jandarma hizmet binası ve 2 Adet
Lojman 1983 yılında hizmete girmiş durumdadır
ii- İlçe Emniyet
Amirliği : İlçede 1975 yılında kurulan Polis Teşkilatı Hükümet
Binasında görev yapmakta iken 1988 yılında Emniyet Amirliğine ait 16 lojmanlı
hizmet binasının yapılmasıyla bu binaya taşınmıştır. Hizmetler; 1 Komiser, 19
Polis memuru ve 4 Çarşı ve Mahalle Bekçisi ile yürütülmektedir.
İlçe Emniyet Amirliğinde 24 Adet
Tabanca, 1 Adet MP-5 Otomatik Silah mevcut olup ihtiyaca yetmektedir.
İlçe Emniyet Amirliğine Tahsis
edilmiş 2 Adet Renault Marka araç vardır.
iv-
Belediye Başkanlığı: İlçe Belediyesi 1954 yılı Haziran ayından beri fiilen
hizmet vermeye başlamıştır. Belediyede 1 hesap işleri müdürü, 1 yazı işleri
müdürü, 2 memur, 3 zabıta memuru, 3 tahsildar, 1 şoför, 2 su hizmetlisi, 2
temizlik işçisi ve 10 geçici işçi olmak üzere toplam 25 personel görev
yapmaktadır. Belediye kendisine ait 3 katlı binada hizmet vermektedir.
v- Adli Teşkilat : İlçemiz Adliyesinde; 2 Cumhuriyet Savcısı, 3 Hakim, 1
1Yazı İşleri Müdürü, 1 Seçim Müdürü,
3 Zabit Katibi, 1 Mübaşir ve 2 hizmetli toplam 13 personel görev yapmaktadır.
Adli teşkilat belediye binasının 2. katında hizmet vermektedir. Adli teşkilata
ait 6 dairelik lojman bulunup hizmet aracı yoktur.
vi-
İlçe Nüfus Müdürlüğü : İlçemiz İlçe Nüfus Müdürlüğünde 1 Müdür 4 Veri
Hazırlama ve Kontrol İşletmeni görev yapmaktadır. 1 Hizmetli kadrosu boştur.
Türkiye genelinde olduğu gibi bilgisayarla çalışma sistemine 1998 yılı
içerisinde başlamıştır. Hata düzeltme işlemleri devam etmektedir.
vii-
Özel İdare Müdürlüğü: İlçemiz Özel İdare Müdürlüğü Hükümet Konağının 3. katında
Milli Eğitim Müdürlüğüne tahsis edilmiş olan bölüme ait bir adet odada 1 Müdür
ve 1 işçi ile hizmet vermektedir.
vii-
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü: Milli Eğitim Müdürlüğü 1 Müdür, 1 Şube Müdürü, 1 Memur, 1
geçici memur ve 1 hizmetli ile, Hükümet Konağının üst katında bulunan 6 adet
odada hizmet vermektedir. İlçedeki eğitim öğretim hizmetleri,1 Lise ve 15
İlköğretim okulunda hizmet vermektedir.
viii-
Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü : İlçemiz Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, Sağlık Meslek
Lisesine tahsis edilen bir binada hizmet vermektedir. Hizmet binası içerisinde 1
Müdür ve bir de idare odası mevcuttur. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü,açtığı
okuma-yazma,biçki,dikiş ve trikotaj gibi kurslarla vatandaşlarımıza hizmet
vermektedir.
ix-
Malmüdürlüğü : İlçemiz Malmüdürlüğü Hükümet konağının üst katında 6 adet odada, 1 Malmüdürü
vekili, 1 Gelir Şefi, 1 Veznedar, 2 Muhasebe Memuru, 1 Milli Emlak Memuru ve 3
adet Gelir memuru olmak üzere toplam 9 personel ile hizmet vermektedir. Personel
mevcudu yetersizdir.Malmüdürlüğünün Bilgisayar ve makine teçhizatı iyidir.
Malmüdürlüğünün mevcut olan hizmet otosu çalışmaz durumdadır.
x- Tapu
Sicil Müdürlüğü : Müdürlük Hükümet konağının alt katında, 1 Tapu Sicil Müdürü
hizmet vermektedir. Müdürlüğün Bilgisayar ve makine teçhizatı ile mobilyası
yeterlidir.
xi-
Sağlık Grup Başkanlığı : Sağlık hizmetlerinin sosyalleştirildiği ilçemizde; bir
Devlet Hastanesi, 1 tanesi ilçe merkezinde, 1 tanesi Yaylakent Köyünde ve 1
tanesi de Çaykent Köyünde olmak üzere 3 Sağlık Ocağı ve 7 Sağlık evi vardır.
Mevcut 3 Sağlık ocağında da Doktor mevcut değildir. İlçe halkı modern olmayan
tedavi yöntemlerine itibar etmemektedir. İlçe Sağlık Grup Başkanlığı bünyesi
personel yeterlidir.
xii-
İlçe Tarım Müdürlüğü : İlçe Tarım Müdürlüğü mülkiyeti kendisine ait olan hizmet
binasında; 1 Müdür , 1 Veteriner, 3 Ziraat Teknisyeni, 2 Veteriner Sağlık
Teknisyeni ve 5 adet işçi ile görev yapmaktadır. İlçe Tarım Müdürlüğünde 1 adet
Toyota marka binek oto ile 1 adet de Toyota pikap bulunmaktadır. Müdürlüğe ait
bir adet lojman vardır. Hizmet binası ve lojman sobalıdır. Kalorifer
yaptırılması gereklidir.
xiii-
İlçe Müftülüğü : Müftülük, kendisine ait üç katlı hizmet binasının
2.katında, 1 Müftü ve 1 adet de memur ile görev yapmaktadır. Merkezde 3 adet ve
köylerimizde toplam 14 adet camii vardır. Merkez ve köylerimizde toplam
.12..adet İmam-hatip ve 2 müezzin görev yapmaktadır Müftülüğe ait hizmet otosu
yoktur. İmamı bulunmayan camilere atama yapılması gerekmektedir.
xiv-
Posta İşletme Müdürlüğü : Erzincan Posta İşletme Başmüdürlüğüne bağlı olarak
faaliyet gösteren müdürlüğün, kendisine ait binası ve 2 adet lojmanı mevcuttur.
Kurumda 1 Müdür, 1 Veznedar, 2 memur ve 2 Dağıtıcı olmak üzere toplam 6 personel
görev yapmaktadır.
xv-
Türk Telekom Bakım Şefliği : İlçe Türk Telekom Şefliği, Hizmet Binası
olarak Posta İşletme Müdürlüğünün binasındaki bir bölümde ; 1 Teknik Uzman, 2
Teknisyen ve 3 işçi olmak üzere 6 personel ile görev yapmaktadır. İlçe Telekom
Bakım Şefliğine bağlı olarak 1 Şube ile 2 Acente ilçenin ve köylerin telefon
ihtiyacını karşılamaktadır. Telefon santralı şehirler ve milletler arası
görüşmelere açıktır. Tam otomatik ve 3000 abonelik santrali mevcuttur.
xvi-
Pancar Bölge Şefliği : Bölge Şefliği, ilçede bulunan kendi binası ve 2 adet
lojmanı ile hizmet vermektedir.Şefliğe ait ambar, hangar, oto garajı gibi
tesisler mevcuttur. Kampanya dönemlerinde pancarın tesellüm edildiği, 1’i ilçe
merkezinde, 1’i Balıklı Köyünde ve 1 tanesi de Yeşilyaka Köyü Hudutları
içerisindeki Zige mevkiinde olmak üzere 3 adet alım merkezi mevcuttur. Alım
merkezlerinin 3’ünde de kantar mevcut olup ilçe merkezindeki alım merkezinde ise
1 adet pancar boşaltma makinesi mevcuttur. Kampanya dönemlerinde bu 3 alım
merkezinde toplam 80.000 bin ton ile 100.000 ton alasında pancar alımı
yapılmaktadır. Alımı yapılan pancarlar Erzurum Şeker Fabrikasına sevk
edilmektedir.
xvii-
Sosyal Yardımlaşma Vakfı : İlçe Sosyal Yardımlaşma Vakfı, ilçe genelinde yardıma
muhtaç vatandaşların yardımına koşmakta ve geliri nispetinde yaraları sarmaya
çalışmaktadır. Vakfın kendisine ait binası bulunmamaktadır. Hükümet Konağı
içerisinde Kaymakamlık birimlerine ait bir odada hizmet vermektedir. Vakıfta 1
Sekreter ve 1 adet de işçi olmak üzere toplam 2 personel görev yapmaktadır.
xviii-
Tarım Kredi Kooperatifi : Kooperatifte 1 Müdür ve 1 Hizmetli olmak üzere toplam 2
personel görev yapmaktadır. Kooperatifin kendisine ait 4 katlı hizmet binası
mevcut olup binanın alt katı hizmet binası ve diğer üç katı ise lojman olarak
kullanılmaktadır. Bir de kooperatife ait bir adet 1000 ton kapasiteli deposu
mevcuttur. Kooperatifçe çiftçilerin çeşitli ihtiyaçlarını orta ve uzun vadeli
şekilde karşılanmaktadır.
xix-
Sivil Savunma Memurluğu : İlçe Sivil Savunma Memurluğu Hükümet konağında
Kaymakamlığa ait ayrılan 1 odada hizmet vermektedir. Boş bulunan Sivil Savunma
Memurluğuna atama yapılması gerekmektedir.
f)
Ekonomik Durum :
Tarım
sektörü, Çayırlı ilçesinin en önemli sektörüdür. İlçe merkezi ve köylerinde
hemen hemen her ailenin az-çok tarım toprağı ve geliri bulunmaktadır. Toprak
büyüklükleri ortalama 400 dönüm kadardır. Tarımsal üretimde genel olarak aile
emeği bulunmaktadır.
İlçede en
fazla Şeker pancarı,buğday,arpa ve fasulye ekimi yapılmaktadır.Çiftçilerin
buğday ve arpasını,ilçede Toprak Mahsulleri Ofisi bulunmadığından Tercan
ilçesine bağlı Mercan TMO almaktadır.
İlçede önemli
potansiyele sahip olan şeker pancarı ise pancar Bölge şefliği faaliyet
göstermektedir.2004 yılında 18.801 dekar pancar ekimi yapılmıştır.
İlçemizde
başka önemli bir potansiyeli olan fasulye ise serbest piyasada faaliyet
göstermektedir.Fasulye ile ilgili bir Kooperatif kurulması gereklidir.2004
yılında 16.000 dekar fasulye ekimi yapılmıştır.
Çiftçilerin
desteklemek amacıyla biri merkezde diğerleri ise Yaylakent ve Çaykent köylerinde
olmak üzere 3 adet Tarım Kredi Kooperatifi mevcuttur.İlçe merkezinde Esnaf
Kefalet Kooperatifi,Esnaf ve Sanatkarlar Odası bulunmaktadır.
İlçemizde 2004 yılında tarım arazilerinin
kullanılış şekli aşağıda gösterildiği şekilde olmuştur.
CİNSİ |
EKİLİŞ(Ha) |
Buğday |
75,000 |
Arpa |
30,000 |
Fiğ |
1.001 |
Yonca |
4.150 |
Korunga |
1.014 |
Şeker Pancarı |
18,056 |
Fasulye |
22,500 |
İlçede en
fazla Şeker pancarı, buğday, arpa ve fasulye ekimi yapılmaktadır. Çiftçilerin
buğday ve arpasını, ilçede Toprak Mahsulleri Ofisi bulunmadığından, Tercan
ilçesine bağlı Mercan TMO almaktadır.
İlçede önemli
potansiyele sahip olan şeker pancarı ise Pancar Bölge Şefliği faaliyet
göstermektedir. 2004 yılında .18.056.hektar pancar ekimi yapılmıştır.
İlçemizde
başka önemli bir potansiyeli olan fasulye ise Serbest piyasada faaliyet
göstermektedir. Fasulye ile ilgili bir Kooperatif kurulması gereklidir.
Çiftçileri desteklemek amacıyla biri merkezde diğerleri ise Yaylakent ve Çaykent
köylerinde olmak üzere 3 adet Tarım Kredi Kooperatifi mevcuttur. İlçe merkezinde
Esnaf Kefalet Kooperatifi, Esnaf ve Sanatkarlar Odası bulunmaktadır.
Yaklaşık
olarak 37.761 hektar merası bulunan ilçemizde, büyük ve küçük baş hayvancılık
önemli düzeyde yapılmaktadır.
İlçemizde gelir vergisi mükellefi sayısı.328 kurumlar vergisi mükellef
sayısı 16,B.U.T.K. mükellef sayısı 150,KDV mükellefi sayısı 344. ve stopaj
mükellefi sayısı210.dır.
g) Ulaştırma ve Altyapı durumu :
Çayırlı ilçesinin 54 köyü mevcut olup bu köylerden 2 tanesi tamamen
boşalmıştır. Mevcut olan köylerimizin tamamında elektrik ve otomatik telefon
mevcuttur.
İlçeye bağlı bütün köylerin içme suları mevcut olup bazı köylerimizde
şebeke mevcuttur. Bazı köylerimizde ise Kanalizasyon mevcut olup 2001 yılında
ise 6 köyümüzde kanalizasyon yapımı çalışmalarına başlanılmıştır. İlçe merkezine
içme suyu 15 Kilometre uzaklıktaki Morbet dağı eteklerinden gelmektedir. İçme
suyu yeterli olup ufak çapta arızalar haricinde kesinti olmamaktadır.
İlçemize bağlı köylerin dağınık oluşuna rağmen ulaşımda bir sıkıntı
yaşanmamaktadır. Kış mevsiminin ağır geçtiği ilçemizde köy yollarımız yılın 12
ayı ulaşıma açıktır. Köylerimizin aynı güzergahlar üzerinde olması nedeniyle
yollarının yaklaşık %40’ı asfalt yoldur. 31 Kilometresi Köy Hizmetleri İl
Müdürlüğünce ve 45 Kilometresi ise Karayolları Bölge Müdürlüğünce yapılmış olan
toplam 76 km. asfalt yolumuz vardır. Asfalt olan köy yollarımızda ufak tefek
yamalar mevcut olmasına rağmen ulaşım rahatlıkla sağlanmaktadır.
II- MAHALLİ İDARELERİN DURUMU :
a) Belediyenin Durumu :
İlçe Belediyesi 1954 yılı Haziran
ayından beri fiilen hizmet vermeye başlamıştır. Belediyede 1 hesap işleri
müdürü, 1 yazı işleri müdürü, 2 memur, 3 zabıta memuru, 3 tahsildar, 1 şoför, 2
su hizmetlisi, 2 temizlik işçisi ve 10 geçici işçi olmak üzere toplam 25
personel görev yapmaktadır. Belediye kendisine ait 3 katlı binada hizmet
vermektedir.
b) Köyler
İlçemize bağlı 54 köy mevcut olup elektriği,
telefonu, yolu ve içme suyu olmayan köyü mevcut değildir. Kış mevsiminin ağır
geçtiği ilçemizde köy yollarımız yılın 12 ayı ulaşıma açıktır. Köy yollarımızın
aynı güzergah üzerinde olması nedeniyle % 40 ı asfalt yoldur. 31 Kilometresi Köy
Hizmetleri İl Müdürlüğünce ve 45 Kilometresi ise Karayolları Bölge Müdürlüğünce
yapılmış olup toplam 76 Kilometre Asfalt yolumuz vardır. Köylere ulaşımda
herhangi bir zorluk bulunmamaktadır.
III-
ASAYIŞ VE GÜVENLİK DURMU :
a) Genel Durum :
İlçe halkı
devlet yönetimine karşı saygılıdır. Bölücü ve ayırıcı fikirler tek tük son
yıllarda yörede görülmüş olmakla beraber halk genelde Devlete ve yönetime karşı
saygılı ve bağlı bulunmaktadır.
b) İlçe Jandarma Komutanlığı :
İlçe Jandarma Komutanlığı 1
Merkez, 1 Bucak Karakol olarak 2 Karakolda görev yapmaktadır.
Jandarma hizmet binası ve 2 Adet
Lojman 1983 yılında hizmete girmiş durumdadır.
c- İlçe Emniyet
Amirliği :
İlçede 1975 yılında kurulan Polis
Teşkilatı Hükümet Binasında görev yapmakta iken 1988 yılında Emniyet Amirliğine
ait 16 lojmanlı hizmet binasının yapılmasıyla bu binaya taşınmıştır.
4. İLÇENİN
ÖNEMLİ İHTİYAÇ VE SORUNLARI:
1) İlçe merkezi ve
Köylerinden dışarıya büyük oranda göç mevcuttur. Bunu önlemek için istihdam
sağlayıcı yatırımlar desteklenmelidir.
2) Göç olayı sebebiyle
köylerdeki ilkokullar kapanmaktadır. Bu durum bu köylerdeki öğrencilerin eğitim
ve öğretimlerini aksatmaktadır. Bu durumun ortadan kaldırılması için ilçe
merkezine yatılı bölge okulu veya Pansiyonlu İlköğretim Okulu yapılmalıdır.
3) Lise çağındaki fakir köy
öğrencileri ilçe merkezine gelemedikleri için büyük oranda okuyamamaktadırlar.
Orta Öğretimin gelişmesi için nitelik ve nicelik bakımından geliştirilmesi için
Lise Pansiyon binası yapılmalıdır.
4) Çayırlı Barajının etüt
çalışmaları tamamlanarak İhalesi yapılmıştır. İlçedeki göç olayını önemli ölçüde
durduracak bu barajın inşasına bir an önce başlanılmalıdır.
5) İlçemizi Başköy
üzerinden Erzincan İl Merkezine bağlayan yolun Yaylakent Bucağından itibaren
olan kısmının asfaltlanarak hizmete sokulmalı, ayrıca ilçemizde çetin geçen kış
şartları sebebiyle Karayolu ağının açık tutulması için ilçemize bir Karayolu
Bakımevinin kurulmalıdır.
6. İlçemiz Balıklı ve
Cennet pınar köyleri arasındaki Neftlik mevkiinde bulunan ve geçmiş yıllarda
sondaj çalışmaları yapılan petrol aramalarına yeniden başlanılmalıdır.
7- İçme suyu ve kanalizasyon şebekesi
mevcut olmayan köylerin bu sorunları giderilmelidir.
8. Vatandaşların Göçer sürü sahiplerinden
yoğun şikayetleri bulunmaktadır. Mer’a tahdit ve tespit çalışmalarına bir an
önce başlanılmalı ve en kısa zamanda bitirilmelidir. Ayrıca, ihtiyaç fazlası
olan mer’aların sınırları belirlenmeli, mümkünse etraf ı
çevrilmelidir.
10. İlçemizde Potansiyeli bulunan; krom,
linyit, mangenez,manyezit gibi doğal kaynakları ülke ekonomisine kazandıracak
araştırmalar ve projeler yapılmalıdır.
12. İlçemiz Tarımını ağırlıklı olarak
ayakta tutan fasulyenin daha da teşvik edindirilmesi amacıyla ilçemize bir adet
fasulye eleme ve paketleme ünitesinin kurulmasının teşvik edilmesi sağlanmalıdır
İLİÇ
İl merkezine 116 km.
uzaklıkta, 1397 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına
göre nüfusu 7.691'dir. Nüfusun 2361'i İlçe merkezinde 5330'u köylerde
yaşamaktadır.İlçeye 58 köy ve 23 mezra bağlıdır. Kuruçay adıyla Kemaliye
ilçesine bağlı bucak merkezi iken, 1938 yılında demiryolunun İliç'ten geçmesi
üzerine Kuruçay kaza merkezi İliç'e taşınarak ilçe yapılmıştır. İliç'in
köylerinde çok sayıda tarihi yapı kalıntıları bulunmaktadır.
Refahiye-İliç-Kemaliye
hattı ilk çağ ulaşım sisteminin bir parçasıdır. Altıntaş köyünde Romalılara ve
daha sonraki dönemlere ait çok sayıda kalıntılar bulunmaktadır. Demir, barit,
krom ve asbest bilenen maden rezervleridir.
İlçe ekonomisi tarım ve
hayvancılığa dayanmaktadır. İlçede 75.000 adet koyun ve 10.000 adet kıl keçisi
olmak üzere toplam 85.000 adet küçükbaş hayvan bulunmaktadır. Koyun sayısı
açısından ülkenin önde gelen ilçelerindendir.
İlçedeki hayvan
mevcuduna bağlı olarak süt potansiyeli yüksektir. Sütün Erzincan tulum peyniri
olarak ünlenen peynir iç piyasada pazarlanmaktadır. Laktasyon döneminde bir kıl
keçisinden 90 kg., bir yerli koyundan 80 kg. süt elde edilmektedir. Küçükbaş
hayvancılık yerli ırklara dayandığından et verimi, süt verimine oranla biraz
daha düşüktür. Et verimi koyunlarda karkas ağırlığı 26 kg., kuzuda 12 kg. ve kıl
keçisinde 25 kg.dır. Yılda ortalama 1.260.000 kg. tulum peyniri ve 100.750 kg.
salamura peyniri üretilmektedir.
İlçenin ilk yerleşim
tarihi bilinmemektedir. Ancak, Erzincan'ın diğer ilçeleriyle aynı tarihi
evreleri yaşamış olduğu sanılmaktadır.
Kuruçay adıyla, Kemaliye
ilçesine bağlı bir bucak merkezi iken, 1938 yılında demiryolunun İliç'ten
geçmesi üzerine, Kuruçay kaza merkezi İliç'e taşınarak İİiç ilçe yapılmıştır.
Ali Cevad, 19. yüzyıl
İliç şehrine ilişkin şu bilgileri vermektedir:"Erzurum Vilayeti'nin Erzincan
Sancağı'na bağlı ilçe merkezi bir kasabadır. Toprağı çok verimli olduğu için,
her çeşit tarım ürünü yetişir. Küçük sanayi alanında, kaba dokumalar, bürümcük
benzeri yünden ince şayaklar dokunur. Ayrıca, kapı perdesi ve döşemesi olarak
kullanılan bir tür keçe de dokunur."
İliç'in köylerinde çok
sayıda höyük ve tarihi yapı kalıntıları bulunmaktadır. Bunların çoğunda bilimsel
kazı ve araştırmalar yapılmamıştır. Refahiye-İliç-Kemaliye hattı ilk çağ ulaşım
sisteminin bir parçasıdır. Altıntaş köyünde, Romalılara ve daha sonraki
dönemlere ait olan çok sayıda kalıntılar bulunmaktadır.
KEMAH
1- İLÇENİN GENEL OLARAK TANITILMASI:
a) Tarihi ve Coğrafi Yapısı :
Eski adı Gamakha olan Kemah; Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı
Fırat Bölümünde kendi adını taşıyan bir boğazın güneybatısında yer alan
engebeli bir arazide denizden 1053 metre yükseklikte kurulmuş olup, 2354 Km2.
dir.
Doğal yapısı gereği savunmaya çok elverişli olduğundan,
eski insanlar tarafından ünlü Kemah Kalesi yapılmıştır. Kimler tarafından ve
hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber, Milattan Önce 205
yıllarında Arzak Kralları tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Kemah Kalesi
Ortaçağda Sasanilerle Doğu Roma İmparatorluğu arasında çekime konusu olmuştur
Milattan sonra 638 yıllarında Halife Ömer’in Kumandanlarından İlyas Bin Camn’ın
kuvvetleri daha sonra da Halife Ömer’in orduları Bizanslıları buradan çıkararak
geçici olarak kaleye sahip olmuşlardır. Müslümanlarda bu bölgeden Hazar Türkleri
ve Gürcüler tarafından çıkarılmıştır. Kemah Kalesi 678-679 yıllarında
Abbasilerin eline geçmiştir. Bundan sonra Kemah Abbasilerle Bizanslılar arasında
elden ele geçmiş, 750-751 yıllarında Bizanslıların hakimiyetine girmiştir. 1071
Malazgirt Savaşından sonra Anadolu kapıları Türklere açılınca Alparslan’ın
Kumandanlarından Mengücek tarafından Kemah Türklerin eline geçmiştir. Burada
Mengücek Beyliği kalmıştır. İkiyüz yıl ömürlü olan Mengücek Beyliği 1228 yılında
Kemah’ı Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’a bırakmak zorunda kalmıştır. 1230
yılında İlhanlılar Kemah’ı Selçuklulardan alarak 14. yüzyıla kadar Kemah’a hakim
olmuşlardır. 14. yüzyılın ilk yarısında İlhanlılar’ın zayıf düşmesinden Osmanlı
egemenliğinin 16. yüzyılın başlarında kesin olarak yerleşmesine kadar Kemah sık
sık el değiştirmiştir. 14. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti doğuya doğru
genişlemeye başlayınca Kemah Burak Oğullarından Mutahharten’in elinde
bulunuyordu. 1401 yılında sınırlarını genişleten Yıldırım Beyazit Mutahharten’in
Timurdan ayrılarak kendisine bağlanmasını istemiş, fakat bu teklif kabul
edilmemiştir.Daha sonra Yıldırım Beyazit Erzincan Beyliğini almış, Mutahharten
de teslim olmuştur. Fakat Beylik doğrudan doğruya Osmanlı ülkesine katılmayarak
Osmanlı egemenliğini kabul eden Mutahharten Bey yerinde bırakılmış, fakat askeri
önemi büyük olan Kemah Kalesi Yıldırım Beyazıt tarafından alınmıştır. Timur
Yıldırım Beyazıt üzerine sefere giderken Kemah Kalesini alarak Erzincan Beyine
vermiştir. Timur’un Orta Asya Seferinden sonra Kemah Akkoyunluların eline
geçmiştir. 1473 yılında Otlukbeli Savaşında Uzun Hasan’ın Yavuz Sultan Selim’e
yenilmesi üzerine Kemah Kalesi bir müddet yerli elebaşların elinde kalmıştır.
16. Yüzyılın ilk yarısında Safavilerin eline geçmiştir.19 Mayıs 1515 Cumartesi
günü Yavuz Sultan Selim’in Kemah Kalesini fethetmesiyle Kemah Osmanlı
Topraklarına katılmıştır. bundan sonra bir daha Türk hakimiyetinden çıkmamıştır.
Ünlü Türk Gezgini Evliya Çelebi 17. yüzyılda yazdığı
Seyahatnamesinde Kemah Kalesine önemli bir yer vermiş ve kalenin sağlamlığını
dile getirmiştir.
Birinci Dünya Savaşında Ruslar Kemah Boğazına kadar
gelmişlerse de bu boğazı geçemeyerek Erzincan’a çekilmek zorunda kalmışlardır.
Böylece Kemah Birinci Dünya Savaşında Ruslara karşı savunma hattı olmuştur.
Kemah’ın Kuzeyinde Refahiye, Güneyinde Ovacık, Batısında
İliç İlçeleri, Doğusunda ise Erzincan İli ile çevrilidir. İlçenin güneyinde çok
sarp ve yalçın kayalardan meydana gelen Munzur Dağları uzanır. Kuzeybatısında
Karadağ, Çölen Dağı ve Vank Dağları vardır. Kemah’da coğrafi yapının en belirgin
özelliği arazinin engebeli olmasıdır. Geniş ve düz arazi yok denecek kadar
azdır. İlçenin en önemli akarsuyu Fırat nehrinin bir kolu olan ve İlçe
Merkezinden geçen Karasudur. Bundan başka Karasu’ya karışan bir çok çay varsa da
bunların büyük bir kısmının Eylül ayından sonra suları kesilmektedir.
Kemah İlçesinde Kara iklimi hakim sürmektedir. Yazları
kurak ve sıcak, kışları ise soğuk ve yağışlıdır. Yıllık ortalama yağış miktarı
11,6 cm. , yıllık ortalama sıcaklık ise 12,3 derecedir. İlçenin tabii bitki
örtüsü steptir. İlkbaharda yeşerip yazın sıcakların etkisiyle kuruyan otsu
bitkilerdir. Çevredeki dağlar genellikle çıplak ve ağaçsızdır, yer yer
meşelikler mevcut olup, İlçenin Refahiye sınırı yakınında bir miktar orman
vardır. Çay kenarlarında yer yer kavak ve söğüt ağaçları vardır.
b) Nüfus Durumu:
İlçe nüfusunda geçen yıllara göre düşüş olduğu
görülmüştür. Bu düşüş ekonomik sıkıntıların yarattığı göç yüzünden halen devam
etmektedir.
1990 yılı Nüfus Sayımına göre 3535 olan Şehir nüfusu 2000
yılında 2862’e düşmüştür, köyler ise 1990 yılında 10047 iken, 2000 yılında
6442’e düşmüştür. 2000 yılı nüfus sayımına göre ilçe toplam nüfusu 9304 olup,
kayıtlı nüfusun % 85’i İlçe dışında, % 15’ı ise İlçe ve köylerde bulunmaktadır.
Merkez nüfusunun büyük bir çoğunluğu ticaretle uğraşmakta, köylerimiz nüfusunun
tamamı tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır.
c) İdari Durumu:
İlçe Merkezi Karasu ırmağı kenarında kurulmuş olup, etrafı
dağlarla çevrilidir. Merkeze bağlı 10 mahalle vardır. Mahalleler dağınık bir
alana yerleşmişlerdir. İlçe Köyleri ise İlçeden geçen Karasu ırmağı etrafında ve
Munzur dağları eteğinde dağınık bir şekilde bulunmaktadır. İlçenin Merkez Bucağı
dahil 5 Bucağı vardır. Merkeze bağlı 18 köy, Alpköy Bucağına bağlı 21 köy,
Doğanbeyli Bucağına bağlı 16 köy, Bozoğlak Bucağına bağlı 9 köy ve Oğuz Bucağına
bağlı 8 köy olup, toplam 73 köyü vardır.
İlçeye en uzak köy 58 Km. mesafededir. Köyler ortalama 25
haneli ve 88 nüfusludur. Nüfusu 500’ ün üzerinde sadece Mermerli Köyü
bulunmaktadır.
İlçenin Merkeze bağlı 2, Doğanbeyli Bucağına bağlı 4,
Bozoğlak Bucağına bağlı 8, Alp Bucağına bağlı 7, Oğuz Bucağına bağlı 3 mezra
olmak üzere toplam 24 mezrası olup, İlçemiz içerisinde oba yoktur. Mezraların
genelinde ikamet eden yoktur.
d) Sosyal Durumu:
İlçenin evleri genel olarak ahşap olup, halen üzeri toprak
olan binalar mevcuttur. Son 15-20 yıldan beri betonarme evlerin yapılmasına
başlanılmıştır. Aydınlık odaları ve geniş holleri bulunan evlerin çoğu bahçeli
olup, soba ile ısıtılmaktadır. Kamu lojmanları dışında kaloriferli bina yoktur.
İlçede Sosyal yaşantı kısıtlı olup, halkın ihtiyacını
karşılayacak Sinema, Tiyatro, ve benzeri yerler yoktur. 1997 yılında çok amaçlı
bir Spor Salonu Cevdet Kolak Vakfı tarafından yaptırılmıştır. Halk yazın soğuk
sular gibi İlçe Merkezine yakın piknik yerlerinde eğlenmekte, kışın ise keklik,
tavşan ve balık avcılığı yaparak boş zamanlarını değerlendirmektedir.
İlçede açık ve gizli işsizlik
hissedilir derecede görülmektedir. Köylerde halk tarım ve hayvancılıkla
uğraşmaktadır. Tarım arazisinin kıtlığı ve iş sahasının olmayışı İlçe halkını
göçe zorlayan en önemli etkendir.
İlçemizde bir Et Kombinası ve bir
Süt Fabrikasının yapılmasına Devletçe karar verilmiş, her iki inşaatında bir
kısmı tamamlanmış, sonradan inşaatlar durdurulmuştur. Yarım kalan bu binalardan
Et Kombinası Kemah Gıda Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. ne devredilmiştir. Şirket
tarafından binaların birisinde Yem Fabrikası faaliyete geçirilmiş ise de şu
anda faaliyetine ara vermiştir. Yem fabrikası günlük 480 ton kapasiteli olmasına
rağmen, pazarlama ve sermaye yetersizliği nedeni ile 1992 yılında yıllık 1600
ton civarında üretim yapabilmiş, daha sonraki yıllarda üretim kademeli olarak
azalmış ve şu anda üretim tamamen durmuştur. Diğer soğuk hava deposu ve buna
benzer binalar henüz tamamlanarak faaliyete geçirilmemiş ve boş durmaktadır.
Soğuk hava deposunun faaliyete
geçirilmesiyle İlçedeki gerek hayvancılıktan elde edilen ürünler ( Peynir, Yağ
vs.) gerekse mevcut meyvecilikten elde edilen ürünler depolanarak daha iyi
fiyatlarla değerlendirilmesi mümkün olacaktır. Bununda İlçe ekonomisine katkıda
bulunacağı, dolayısıyla mevcut nüfusun korunmasında faydalı olacaktır.
Süt Fabrikası ise Milli Eğitim
Bakanlığına devredilmiş, Bakanlıkça Yatılı İmam Hatip Lisesi olarak yapımına
başlanmış ve inşaat tamamlanarak eğitim öğretime başlamış, ancak 2000-2001
eğitim öğretim yılında fiilen kapanmıştır. Fakülte veya Meslek Yüksek Okuluna
dönüştürülmesi halinde, mevcut binaların değerlendirilmiş olacağı gibi İlçeye
sosyal, kültürel ve ekonomik yönden katkıda da bulunacağı düşünülen okul
2003-2004 Eğitim Öğretim yılında depreme dayanıklı olmadığı tespit edilen Yatılı
İlköğretim Bölge Okuluna geçici olarak tahsis edilmiştir.
e) Eğitim ve Kültür Durumu::
Çok eski bir ilçe olan Kemah’ta
okuma yazma oranı erkeklerde % 98 kadınlarda ise % 94 dür.
İlçe Merkezinde İlkokul ilk defa
1923 -1924 öğretim yılında, köylerde ise 1924 - 1925 Eğitim Öğretim yılında
başlanılmıştır.
Bugün merkezde 1, Köylerde ise 10
olmak üzere toplam 11 İlköğretim okulu olup, Köylerde 268, Merkezde 341
öğrencinin eğitim ve öğretim yaptığı bu okullarda toplam 41 öğretmen görev
yapmaktadır.
İlçe merkezinde 1985 yılı
içerisinde Halk Kütüphanesi açılmıştır.
Okulu olmayan ve öğrenci azlığı
nedeniyle okulu kapanan köy ve mezraların öğrencileri eğitim ve öğretimden
yoksun bırakılmamış, İlçe merkezinde bulunan Yatılı İlköğretim Bölge Okulunda
okumaları temin edilmiştir. Bu okula devam eden yatılı öğrencilerin tüm
giderleri devlet tarafından karşılanmaktadır. 520 Öğrenci kapasitesi olan Yatılı
İlköğretim Bölge Okulunda 182 öğrenci eğitim ve öğretim yapmaktadır. Okulda 3
idareci, 17 öğretmen, 10 hizmetli görev yapmaktadır.
Kemah İlçesi Merkezinde 1 orta
dereceli okul vardır. İlçede ilk defa 1949 - 1950 öğretim yılında ortaokul
açılmış, 1976 - 1977 öğretim yılında lisenin de eklenmesiyle bu iki okul Kemah
Lisesi adı altında tek bir okul haline getirilmiştir. 2 İdareci ve 8 Öğretmenin
görev yaptığı bu okulda, 125 lise öğrencisi eğitim ve öğretime devam etmektedir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devredilen 50 öğrenci kapasiteli yurtta 48
öğrenci parasız yatılı olarak eğitim öğretim görmektedir. İmam Hatip Lisesi 1977
- 1978 öğretim yılında açılmıştır. 250 yatılı kapasitesi bulunan okula 1995-1996
öğretim yılı için yatılı öğrenci alımına başlanılmış ise de, öğrenci azlığı
nedeniyle 2000-2001 eğitim öğretim yılı başlangıcında Valilikçe kapatılmış,
ancak Bakanlıkça resmen kapatılmamıştır. Boş bulunan bu okul Yatılı İlköğretim
Bölge Okulunun lojman ve yatakhanelerinin depreme dayanıklı olmadığının tespit
edilmesi üzerine geçici olarak Yatılı İlköğretim Bölge Okuluna tahsis
edilmiştir.
İlk defa 1974 yılında Halk Eğitim
Merkez Müdürlüğünün açılması ile halk eğitim çalışmalarına başlanmıştır.
2004-2005 öğretim yılında İlçe Merkezinde 1 Arıcılık, 2 Silaj yapımı ve
gübreleme, 1 Sağlık Bilgisi,1 Kurban Kesimi ElemanıYetiştirme, köylerde ise 2
Arıcılık, 2 Okuma Yazma, kursları açılmış ve 214 kişiye belge verilmiştir. Halen
Temel Giyim, Bilgisayar, Makine Nakışı ve Yöresel Halk Oyunları kursları devam
etmekte olup, Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünde 1 Müdür, 1 Müdür Yardımcısı, 1
Memur ve 1 Hizmetli görev yapmaktadır.
İlçede basımevi, sinema ve tiyatro
olmayıp, 2 kitap, gazete ve mecmua satıcısı vardır. Gazete ve mecmualar Pazar
günleri dışında İlçeye günlük gelmektedir.
Cevdet Kolak Vakfı tarafından 1997
yılında yaptırılan çok amaçlı Kapalı Spor Salonu hizmete girmiştir. Nizami
ölçülerde futbol sahası yapılmış ise de standartlara uygun hale
getirilememiştir. Lise ve Bölge Okuluna ait voleybol sahaları bulunmaktadır.
Kemah’ta belli başlı olarak
Erzincan’dan - Kemah’tan, Sivingin Ucu, Büyük Cevizin Dibi adlı oyunlar
Davul-Zurna eşliğinde 5-6 kişiyle halay şeklinde oynanır. Folkloru geliştirmek
amacıyla Halk Eğitim Merkez Müdürlüğünce çalışmalar yapılmıştır.
f) Ekonomik Durum:
İlçemiz ekonomisi genelde tarım ve
hayvancılığa dayanmaktadır. Eski zamanlardan yakın zamana kadar yörenin
koşullarına uygun olarak Demircilik, Marangozculuk, Yemenicilik, (Küçük
Ayakkabıcılık) , Dokuma Tezgahçılığı, Terzilik, Bakırcılık, Kalaycılık,
İnşaatçılık, Sobacılık, Değirmencilik (Su Değirmenciliği), El Dokumacılığı,
Fırıncılık, Semercilik, Tenekecilik gibi küçük el sanatları İlçe ekonomisine
hakim olmuş ise de bu el sanatları tamamen kaybolmuştur.
İlçemizde marangoz ve demirci
atölyesi gibi küçük çaplı bir kaç işletme bulunmakta ise de belli başlı sanayi
olarak Kemah Gıda Tarım ve Sanayi A.Ş. ne ait yem fabrikası dışında sanayi
kolları bulunmamaktadır.
İlçenin doğal yapısı gereği tarıma
elverişli arazi miktarı çok azdır. İlçenin 78841 hektarı çayır ve mera, 5110
hektarı ormanlık ve koruluk, 126925 hektarı dağlık ve taşlık olup, 24524 hektarı
ise tarım arazisini, teşkil etmektedir. Tarım arazinin İlçenin yüzölçümüne
oranı % 10.4 dür. İlçede ekilebilir arazinin 13807 hektarı ekilmemektedir. Tarla
ziraatının temelini hububat ziraatı teşkil etmektedir. Ekilebilir alanların % 23
ü buğday, % 9.94 ü arpa, % 10.94’ü yem bitkileri, % 2’si sebze, % 8.12’si bağ
bahçe ve % 46’sı nadasa bırakılmaktadır. Tarıma elverişli arazinin 14500 hektarı
Sulanabilir arazi olup,5717 hektarı sulanmaktadır. Geriye kalan 10024 hektarı
ise kuru tarım arazisidir.
Kullanılan arazilerin miras yoluyla bölünerek küçük
parçalar haline gelmesi, Tarım girdilerinin yüksek oluşu, modern tarım alet ve
makinelerinin çiftçinin elinde olmaması, yeterince sertifikalı tohum
kullanılmaması nedeniyle tarımda istenilen verim alınamamaktadır. Bu sebeple
Kaymakamlığımızca biri hububat, diğeri mısır ekiminde kullanılmak üzere iki adet
mibzer, biri ot diğeri mısır olmak üzere iki adet silaj makinesi, 400 litrelik
pülverizatör ve silaj yapımında kullanılmak üzere bir adet römork alınarak,
çiftçilerimizin kullanımına sunulmuştur. İlçede 1984 yılından bu yana Boğaziçi
Köyünde, 1993 yılından bu yana da Koçkar Köyünde örtü altı sebzeciliği
çalışmalarına başlanılmış olup, 1997 yılında Koçkar ve Boğaziçi Köylerine teşvik
amacıyla seracılık malzemeleri verilmiş, 1999 Yılında 18, 2000 yılında ise 15
damla sulamalı seracılık projesi hazırlanmış ve çiftçi ailelerine borçlandırma
usulü ile verilmiştir. İlçede seracılığın başarılı olması üzerine yeni proje
hazırlanarak teklifte bulunulmuş ve 2003 yılında 10 adet sera daha
çiftçilerimize kazandırılmıştır.
İlçede; 470 kültür, 2050 melez, ve
580 yerli olmak üzere 3100 Büyükbaş, 36110 koyun ve 4280 keçi olmak üzere toplam
40390 Küçükbaş hayvan mevcuttur. İnsan gücüne dayalı bir iş kolu olduğundan,
genç nüfusun göç etmesinden dolayı bu sektör yeterince gelişememektedir. Şu anda
3 köyümüze 3 adet boğa verilerek sığır ıslah çalışması yapılmasına devam
edilmekte olup, ayrıca 1998 yılında suni tohumlama çalışmaları da başlamıştır.
Köy hayvancılığını geliştirme projesi sayesinde hayvancılık gelişme
gösterecektir. Ayrıca 1999 ve 2000 yıllarında hayvancılığı teşvik amacıyla
hazırlanan süt inekçiliği projesi kapsamında 67 aileye damızlık düve
verilmiştir. Son yıllarda Terör nedeniyle yaylalara çıkılamadığından
hayvancılığın azalmasıyla köylerde arıcılık da bir artış olmuştur. 1997 ve 1999
yılında yapılan teşviklerle bugün 13710 adet arılı kovana ulaşılmıştır. Teknik
açıdan verilen kurslarla arıcılar bilinçlendirilmekte olup, 72 çiftçimize bal
üretim ruhsatı verilmiştir. Ana arı desteğiyle çiftçilerimizin ana arı ihtiyaç
giderlerinin %80’lik kısmı telafi edilmiştir.
İlçemizde Esnaf Kefalet
Kooperatifi, Esnaf Sitesi Yapı Kooperatifi ve Tarım Kredi Kooperatifleri
mevcut olup, Hakbilir, Doğanbeyli ve Çalgı köyü kooperatiflerine ilaveten
Alp-Doğan-Maksutuşağı, Koçkar, Muratboynu Merkez ve Tan köyü kooperatifleri
faaliyete başlamıştır. 2004 yılında Alp-Doğan-Maksutuşağı S.S Tarımsal Kalkınma
Kooperatifinin 50x200 damızlık inek projesi onaylanmış ve inekler alınmıştır.
İlçemizde 1 T.C. Ziraat Bankası
bulunmaktadır. Türkiye Halk Bankası ise 2002 yılı içerisinde kapanmıştır.
İlçede fuar,sergi ve panayır açılmamaktadır. Ancak Haziran ayı içerisinde Kemah
Sultan Melik Tarih,Kültür ve Spor Şenlikleri düzenlenmektedir.
g) Ulaşım ve Alt Yapı Durumu:
İlçemiz ulusal
elektrik sistemine bağlı olup, İlçe merkezi ve köylerimizin 73’ünde elektrik
vardır.
Haydarpaşa-Kars demiryolu İlçe
merkezinden geçmektedir. İlçemiz Erzincan’a 50 Km.lik bir karayolu ile
bağlanmaktadır. Bu yol tamamen asfaltlanmış ise de yoldaki asfaltın bozulan
kısımları zaman zaman yenilenmelidir.
Kemah Refahiye’ye 60 Km.lik stabilize yol ile bağlıdır. Bu
yol yaz aylarında normal trafiğe açık olup, kış ayalarında ise kar yağışı
nedeniyle ulaşıma zaman zaman kapanmaktadır. Bu yolun standart hale getirilmesi
için etüt çalışmaları tamamlanmış ve yaklaşık 5 Km. kısmının yapımı
tamamlanarak, asfaltlanmıştır. Kemah İliç’e 60 Km.lik asfalt bir yol ile
bağlanmıştır.
Arazinin aşırı derecede engebeli ve
dağlık olmasına rağmen yaz aylarında tüm köylerle ulaşım sağlanmaktadır. Kışın
kar yağışı nedeniyle bazı köylere ulaşım güçlükle sağlanabilmektedir.
PTT Hizmetleri merkezde saat
08.30-17.30 arasında verilmektedir. Telefon tahsilatı, havale kabul ve ödeme,
posta çeki kabul ve ödemeleri ile döviz alım işlemleri otomasyon sitemi
üzerinden yapılmaya başlanmıştır. Yurt içi ve Yurt dışı APS kabul edilmektedir.
Koli kabulünde boyut ve ağırlık limiti kaldırılmış, gönderme ücretlerinde %50 ye
varan indirimler başlatılmıştır. Telekom hizmetleri PTT Merkez Müdürlüğünden
ayrılmıştır. İlçemizde Merkez, Alp, Kerer, Doğanbeyli, Gediktepe, Mermerli,
Cebesoy, Koçkar, Yücebelen, Gülbahçe ve Güllübağ köylerinde toplam 11 adet
telefon santrali bulunmakta, 7 köyümüzde haberleşme hizmetleri kablosuz
iletişimle sağlanmaktadır.
İlçe merkezinde ve köylerde
televizyon yayınları; Yoğurtlu Tepede bulunan R/L istasyonu, Karşıbağ, Kerer ,
Uluçınar, Cebesoy ve Koçkar köylerindeki aktarıcılar ile normal olarak
izlenmektedir.
2- MAHALLİ İDARELERİN DURUMU:
a) Belediyeler:
İlçemiz Belediyesinin 2004 Mali
Yılı Bütçesi 600.000.000.000.-TL, 2005 Mali Yılı Bütçesi ise 950.000.-YTL
olarak tanzim edilmiştir.
Belediyenin Bakanlar Kurulundan
tasdikli 15 Memur kadrosu bulunmaktadır. Belediye Hizmetleri; 1 Hesap İşleri
Müdürü,1 Başkatip, 1 Teknisyen,1 Tahsildar, 2 Şoför, 2 Zabıta Memuru, 1 Memur, 1
Ambar Memuru, 3 İtfaiye Eri, 3 Kadrolu işçi ve 7 geçici işçi ile ifa edilmekte
olup, halen 1 Veteriner, 1 Odacı kadrosu ile 2 işçi kadrosu boştur. Belediyenin
imar planı 01.09.1985 tarihinde yeniden çizilerek yürürlüğe girmiştir.
Belediyenin 1997 yılında yapımına 9
dairelik kaloriferli sosyal konut inşaatının % 80’i tamamlanmış olup, kalan
kısmının yapımı devam etmektedir. Beton parke ve bordür ile kum eleme tesisleri
kurulmuş ve halen faal bir şekilde çalışmaktadır. Köyler dahil vatandaşların kum
ihtiyacı karşılanmaktadır. Belediyenin 1 Kamyon, 1 Kamyonet, 1 kepçe ve 1
otobüs, 1 İtfaiye aracı (Arazöz), 2 Çöp toplama aracı, 1 traktör ve 2 taksi
bulunmakta olup, araç ihtiyacı karşılamış durumdadır.
İlçe merkezindeki
tüm evlerde içme suyu mevcut olup, yalnız Çarşı, Karşıbağ, Pörhenkbaşı,
Beklimçay, Göğüsbağı, Cirgişin ve Mektepönü mahallelerinde kısmi kanalizasyon
şebekesi mevcut olup, diğer mahallelerde ise fosseptik kuyuları vardır. Mahalle
yolları kısmen asfalt ve beton parke yapılmış olup, yarısı stabilizedir. 2002
yılı içerisinde yol yapım çalışmalarına başlanmış ise de mahalle yollarının bir
kısmı halen standartlara uygun değildir.
b) Köyler:
İlçenin toplam 73 köyü vardır.
Köylerimizin tamamına elektrik götürülmüş, 55 köyümüzde içme suyu şebekesi
mevcut olup, 18 köyümüzde şebeke yoktur. Şebeke bulunmayan 7 köyün ise içme
suyu yoktur veya yetersizdir.
Köylerimizin
tamamının yolu bağlanmıştır.11 köyümüzün yolu tamamen asfalt olup, 3 köyümüzün
yolu ise kısmen asfaltlanmıştır. Kemah - Eriç grup yolunun Muratboynu yol
ayrımına kadar olan kısmı ile Cebesoy, Olukpınar, Çakırlar grup yolunun ise
Olukpınar yol ayrımına kadar olan kısmı asfaltlanmıştır. Diğer köylerimizin
yolları stabilizedir.
3- ASAYİŞ VE GÜVENLİK DURUMU:
a) Genel Durum:
İlçemizde 23.09.1988 tarihinde
Emniyet Komiserliği hizmete başlamış olup, daha sonra 01.12.1988 tarihinde
Emniyet Amirliğine dönüştürülmüştür. Emniyet Amirliği T.M.K. esaslarına göre B
tipi C standardı sınıfına girmektedir. Ancak 13 mart 1992 günü meydana gelen
depremde Emniyet Amirliği binasının bir katının çökmesi üzerine Emniyet
Teşkilatı ilçeden geçici olarak kaldırılmış ve 01.07.1993 tarihinde Hükümet
Konağında geçici olarak yeniden faaliyete başlamış ve 15.08.1994 tarihinde de
hizmet binasının tamamlanması ile kendi binasına taşınmıştır.
İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı
olarak Merkez,Alp, Doğanbeyli ve Eriç olmak üzere 4 Karakol Komutanlığı
mevcuttur. İlçe Jandarma Komutanlık karargahı ile Merkez Jandarma Karakol
Komutanlığı Jandarmaya ait binada hizmet vermekte olup, 10 dairelik lojman
mevcuttur. Doğanbeyli, Alp ve Eriç Karakol komutanlıkları jandarmaya ait
binalarda hizmet vermekte olup, karakolların lojman ihtiyaçları karşılanmıştır.
İlçe Merkezi ve Bucak Jandarma
Karakol Komutanlıkları bölgesinde; adi olaylar yönünden asayiş çok iyidir. Ancak
ilçenin Tunceli ili ile komşu olması ve Munzur dağları eteklerinde olması
nedeniyle, Bölücü Terör olayları zaman zaman sorumluluk sahası kırsal kesimine
girmektedirler. İlk olarak 06.09.1988 tarihinde Dereköy Köyüne bağlı Şoran
mezrasında güvenlik kuvvetlerinin pusuya düşürülmesi ve şehit edilmesi ile
başlayan terör olayları 26.08.1991 tarihinde Hükümet Konağının taranması olayına
kadar ara vermiş , bu olaydan sonra terör olaylarında tırmanma başlamış ve 1994
yılında doruk noktasına ulaşmıştır. Alınan ilave tedbirler ve yeni güvenlik
kuvvetlerinin ilçede konuşlandırılmaya başlanması ile 1995 yılı içerisinde büyük
ölçüde azalma olmuştur. 1991 yılı içerisinde 5, 1992 yılı içerisinde 5, 1993
yılı içerisinde 6, 1994 yılı içerisinde 15 ve 1995 yılı içerisinde 1, 1996
yılında 3, 1997 yılında 2, 1998 yılında ise 4, 1999 yılı içerisinde 2, 2001
yılında ise 1 terörist eylem yapılmıştır. İlçeden genel olarak terörist gruplara
katılım olmamakla beraber; 22.08.1992 tarihinde Maksutuşağı Köyünden Gülperi
VARLI’nın 08.11.1992 tarihinde Dereköy köyüne bağlı Şoran Mezrasından Perihan
CONE’nin ve 21.04.1993 tarihinde Maksutuşağı Köyünden Fazilet ve Türkan BİNAY’ın
katılımları gerçekleşmiş ve bu tarihten sonrada katılım olmamıştır.
İlçemiz coğrafi alan olarak 2354
Km. olup, gerek dağlık ve gerekse engebeli bir araziye sahiptir. Mevcut Jandarma
Komutanlığının çok çeşitli görevleri olması dolayısıyla, arazi taramalarında
yeteri kadar etkili olamadığından, Jandarma Komando Bölüğü’nün de bu
operasyonlara katılmasının ve Eriç Alp Karakol Komutanlıklarına mera, yayla ve
asayiş olaylarının takip ve kontrolü amacıyla birer adet Komando timi
takviyesinin faydalı olacağı.
4-SOSYAL YARDIMLAŞMA VE
DAYANIŞMA VAKFI TARAFINDAN YAPILAN ÇALIŞMALAR
İlçemiz Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 2004 yılı sonu itibariyle, 612 kişiye
33.530.000.000.-TL. gıda yardımı, 111 kişiye yakacak yardımı, 349 kişiye
11.651.100.000.-TL. Sağlık yardımı, 324 kişiye 20.142.750.000.-TL.Eğitim-Öğretim
(Burs dahil) yardımı, 63 kişiye 11.375.000.000.- TL. Para Yardımı, ve 41 kişiye
39.102.200.000.-TL. Proje-iş kurma, 11 Kişiye 4.441.085.000.-TL.Barınma yardımı
yapılmıştır.
5- BÖLGEDE YÜRÜTÜLMEKTE OLAN
BELLİ BAŞLI ÇALIŞMALAR, YATIRIM FAALİYETLERİ:
İlçemiz eski Jandarma binası Sağlık
Bakanlığına tahsis edilmiş olup, Devlet Hastanesi yapılması amacıyla İstanbul’da
bulunan iş adamları tarafından binanın gerekli tamir ve tadilatları ile , arsa
üzerine yapımına başlanan ek binanın inşaatı bitirilerek, iç donanım çalışmaları
tamamlanmış ve 31 Ocak 2005 tarihinde hizmet vermeye başlanmıştır.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca
Köy Kalkınma Paylarından Kemeryaka ve Hakbilir köylerinin kanalizasyon şebekesi
için gönderilen ödeneklerden, Kemeryaka köyü fosseptik çukuru dahil
kanalizasyon çalışmaları tamamlanmış, Hakbilir köyü ise boruları temin etmiş
ise de yapım çalışmalarını henüz tamamlayamamıştır.
6 -ÖNEMLİ DİĞER SORUNLAR:
Yukarıda da yer
yer değinilen sorunların dışında belli başlı sorunlar şöyle özetlenebilir.
1-Göçün önlenmesi için istihdama
yönelik ve sosyal amaçlı yatırımlara ihtiyaç vardır.
Söz konusu göçün
belli ölçüde önlenmesi için, İlçemizin genel anlamda dokusuna uygun olarak,
arıcılık, koyunculuk, süt sığırcılığı, dönemsel istihdama yönelik ağaçlandırma
adı altında Kaymakamlık S.Y.D.Vakfı bünyesinde 2004 yılı içinde 10 ayrı proje
hazırlanıp 3 tanesi uygulamaya konulmuş ve diğerleri de 2005 uygulama planı
kapsamına alınmıştır.
4 Girişimciye iş
kurma amaçlı sıfır faizle kredi verilmiştir.
İlçemizde Tarım ve
hayvancılık (süt sığırcılığı,besicilik,süt entegre tesisi) amaçlı 2 şirket
kurulmuştur.
50 Ortaklı
Alp-Doğan-Maksutuşağı Tarımsal kalkınma Kooperatifine kişi başı 4, toplamda 200
adet süt sığırı verilmiştir.
2- Köy Hizmetleri İle ilgili
İhtiyaç ve Sorunlar:
a) İçmesuyu:
Atma, Boğaziçi, Dikyamaç, Kırıkdere, Mezra, Parmakkaya,
Tandırbaşı,ve köylerinin içme suyu yetersizdir. Aktaş, Akyünlü, Çalıklar,
Dereköy, Doruca, Gölkaynak, Ilgarlı, Karacalar, Kayabaşı, Kazankaya,ve Yahşiler
Köyü içme suyu şebekesi yapılması,
b)
Kanalizasyon:
Halen 49 köyümüzde kanalizasyon şebekesi yapılmış ancak Kerer (kanalizasyon şebekesi yarım
olup, tamamlanarak fosseptik yapılması), Cevizlik, Mermerli, Esimli, Maksutuşağı,
Elmalı, Kömür ve Konuksever köylerinde kanalizasyon yapılması,
c) Yol Yapımı:
Kemah-Eriç Grup
yolunun gerekli güzergah değişikliklerinin ve onarımının tamamlanarak
asfaltlanması.
Bozoğlak, Kardere, Gediktepe, Dikyamaç ve Seringöze
köylerinin ortak kullandıkları, 2003 yılında karayolları yol ağından çıkarılan
Şikar mevkiinin genişletilerek veya yeni bir güzergah tespiti yapılarak yeni
yol yapılması ve asfaltlanması,
Bozoğlak-Seringöze yolunun stabilize yapılması
d)Asfalt yapımı
Muratboynu ve Kemeryaka köy
yollarının yarım kalan asfalt yapımının tamamlanması,
Eskibağlar Köyü yolunun asfalt
yapılması,
Dedek Köyü yolunun
asfalt yapılması,
Esimli Köyü
yolunun asfalt yapımı,
Maksutuşağı Köyü yolunun asfalt
yapılması,
Tuzla ve
Çalgı Köylerinin yolunun asfaltlanması,
e) Sulama
Kanalı:
Koçkar Köyü
Sohmarik ve Ahurik yaylasından gelen sulama suyu kanallarının beton yapılması
veya boruya alınması.
Yücebelen,
Muratboynu ve Bozoğlak Köylerinin Sulama kanallarının beton yapılması
f) Gölet Yapımı:
Muratboynu,
Bozoğlak, Hakbilir, Doğan , Dedeoğlu, Aktaş, köylerine gölet yapılması,
gerekmektedir.
5- Özel İdare
İle İlgili Sorunlar:
a) Köy alt yapı
çalışmalarının Özel İdarenin öncülüğünde Devlet-Vatandaş işbirliği ile yapılması
desteklenmesine ağırlık veilmelidir.
6) Milli Eğitim
ile İlgili Sorunlar:
a) Depreme
dayanıklı olmadığı ve onarımının yapılamayacağı tespit edilen, Yatılı İlköğretim
Bölge Okulu lojman ve öğrenci yatakhanelerinin yeniden yapılarak, geçici olarak
eğitim öğretime devam edilen İmam-Hatip lisesinden kendi binalarına
taşınmasının sağlanması.
b)Necatibey
İlköğretim Okuluna ek derslik ve çok amaçlı salon yapılması.
c)Kerer Köyü
İlköğretim Okulunun çatısının onarımı ile ek şebeke suyu getirilmesi,
d) Maksutuşağı
Köyü okulunun kapı ve pencerelerinin değiştirilmesi,
e) Kemeryaka Köyü
Okulunda kayma söz konusu olup, onarım yapılması gereklidir.
7- ÖNERİLER:
a) Genel:
Vatandaşın ekonomik durumunun
düzeltilmesi, işsizliği önleyici ve göçü önleyecek yatırımlar yapılmalıdır.
1- Üretime ara
verilen Kemah Gıda Tarım ve Sanayi A.Ş. ne ait Yem Fabrikasında üretime yeniden
başlanması ve bu şirkete ait binaların içinde bulunan ve halen faaliyete
geçirilemeyen soğuk hava deposunun faaliyete geçirilmesiyle mevcut hayvancılık
ürünleri ile yetiştirilen meyvelerin muhafazası sağlanarak daha iyi fiyatlarla
değerlendirilmesi imkanı doğacaktır. Mevcut diğer bina ve araziler, ytong, tuğla
ve çimento hammaddesinin bolluğu göz önünde bulundurularak tuğla veya çimento
fabrikası kurularak yada tavukçuluk vb. faaliyetler için kullanılarak İlçedeki
içişi istihdamının artırılması sağlanabilecektir.
2- 2003 Yılında
meydana gelen Bingöl depremi sonrasında kullanılamaz raporu verilen YİBO
yatakhane ve 24 daireli lojmanların yeniden yapılması.
3- İlçe Merkezinde
bulunan ve çeşitli uygarlıkların yaşadığı tarihi öneme haiz Kemah Kalesinin
restore edilmesine 2000 yılında başlanmış olup, restore işleminin devam
ettirilmesinin yanında arkeolojik kazı işlemlerinin de başlatılarak Turizme
kazandırılması.
4-İlçemizdeki konut sıkıntısının
giderilmesi için Toplu Konut İdaresince konut yapılması.
5-Kemah’a girişteki köprü alt
geçidi yetersiz olduğundan İlçeye girişte araç ve insan trafiğinde önemli
sorunlara yol açmakta, bu sıkıntıların giderilmesi için tren yolunun üzerinden
cezaevine çıkan dört yola üst geçidi yapılması gerekmektedir.
6- İlçemizin merkez içme suyu
şebekesinin yenilenmesi.
7- İlçemizde Yüksek Okul açılması
için daha önce bazı girişimlerde bulunulmuş ise de bugüne kadar henüz bir sonuç
alınamamıştır. Öğrenci azlığı nedeniyle Valilik onayı ile Eğitim-Öğretime son
verilen ve geçici olarak YİBO’na tahsis edilen İmam-Hatip Lisesinde Fakülte veya
Yüksekokul açılmasıyla gerek kültürel ve sosyal yönden, gerekse ekonomik yönden
canlılık kazanacaktır.
8- İlçemizde terör olayları
nedeniyle hayvancılıkta önemli bir gerileme olmuştur. Yörede hayvancılığın
tekrar eski hale dönüştürülmesi ve böylece göçün önlenebilmesi için gerekli
teşviklerin sağlanması.
9- İlçemiz su (rafting) ve doğal
güzellikler açısından önemli bir kaynak verimliliğine sahiptir. Aynı zamanda
kalesi, türbesi ve kanyonları ile görülmeye değer bir yerleşim merkezi olması,
ayrıca gerek dağcılık ve gerekse yaylacılık turizmine çok elverişli bulunması
nedeniyle, Turizm amaçlı tesislerin yapılması ve bu konuda gerekli tanıtım
çalışmalarının yapılarak özel sektörün teşvik edilmesi.
10- İlçemizde 11 köy hariç, köy
yolları asfaltlanmamış olup, köy yolarının asfaltlanma çalışmalarının
hızlandırılması.
11-2003 yılında yapımına başlanmış
olan ve İlçemize bağlı 19 köyün faydalanacağı 57 Km. uzunluğundaki
Kemah-Refahiye karayolunun bir an önce tamamlanarak ulaşıma açılması.
KEMALİYE
İl merkezine 194 km. 1168 km2 yüzölçümü
olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu 7.736'dır. Nüfusun
2243'ü İlçe merkezinde 5493'ü köylerde yaşamaktadır. İlçeye 62 köy ve 25 mezra
bağlıdır. Keban baraj gölü kıyısında güzel bir vadi içerisinde kurulmuş ilçenin
geçmişte Eğin olarak bilinen adı Atatürk'ün adından esinlenerek Kemaliye olarak
değiştirilmiştir. İlçe merkezi ve bağlı yerleşim yerleri geleneksel yöre
mimarisini ve dokusunu büyük ölçüde korumaktadır. Doğal güzellikleri ve zengin
folklor ve el dokuma halıcılığı ile ünlü olan ilçede halı festivali
düzenlenmektedir. Özgün mimari özellikteki Kemaliye evleri, karanlık kanyonları,
taşyolu projesi, akarsuları, Keban barajı gölü ve doğal güzellikleriyle Kemaliye
turizm alanında önemli potansiyele sahiptir.
Taşyolu projesi fikri Osmanlı dönemine
kadar uzanmaktadır. Yolun ilk açılma çalışmaları 1949 yılında kazma ve kürek
gibi ilkel araçlarla başlatılmış, ancak başarılı olunamamıştır. Her
Kemaliye'linin özlemi olan projenin yapımına devlet ve vatandaş işbirliği ile
1993 yılında yeniden başlanmıştır. Proje ile Kemaliye ilçesinin Fırat vadisini
izleyerek en kısa yoldan Ankara ve İstanbul'a ulaşımının sağlanması amaçlanmış
ve yol 220 km. kısalmıştır. Ayrıca 7 köyün ilçe merkezi ile ulaşımı
sağlanmıştır. Taşyolu projesi tamamlanarak Karanlık Kanyon ile Divriği-Kemaliye
ve Harput güzergahı turizme açılmıştır.
Kemaliye'nin dünyaca ünlü Eğin
halıcılığının yeniden geliştirilmesi amacıyla Hacı Ali Akın Meslek Yüksek
Okulunda halıcılık bölümü açılmıştır. Kemaliye Köylere Hizmet Götürme Birliği,
Hacı Ali Akın Meslek Yüksek Okulu ve İlçe Halk Eğitim Merkezinin işbirliği ile
halıcılığın geliştirilmesi ve turizmin hizmetine sunulması amaçlanmıştır.
Kemaliye evleri dünya kültür mirası
listesine alınmıştır. ÇEKÜL Vakfının ilçede bölgeye hizmet vermek üzere bürosu
açılmıştır. Kemaliye evlerinin özgün mimarisi korunarak turizmin hizmetine
açılması çalışmaları devlet-vatandaş işbirliği ile devam etmektedir.
Kemaliye'ye 40 km. uzaklıkta olan Ocak
köyü konuk evleri, hamamları, camileri, kütüphane ve okul gibi sosyal
tesislerinin yanı sıra helikopter pisti, düzenli yapılaşması ve bakımlı asfalt
yolları ile görülmeye değer bir Anadolu köyüdür. Ocak köyünde bulunan Hızır
Abdal Türbesi Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerini yansıtmakta, kim
tarafından hangi tarihte yapıldığı bilinmemektedir. Yaklaşık 700 yıl önce Hıdır
Abdal'ın burada kurduğu tekkesinden Türk gücünün çevreye yayılmasında etkili
hizmetleri olmuştur.
Kemaliye ilçesinin diğer tarihi yerleri;
Endiçi Kalesi, Roma Mezarlığı, Pigan Kalıntıları, Hasgel Kalıntıları, Arsanias
Kalıntıları, Topkapı Kalesi, Orta Cami, Kadıgölü ve Ala Mağarası'dır.
İlçenin
arazisi tarıma elverişli değildir. Küçükbaş hayvancılıkta kıl keçisi beslenmekte
ve arıcılık yapılmaktadır. İlçenin kalkınması turizm sektöründeki gelişmelerle
mümkün olacaktır.
İlçenin
hangi dönemde kurulduğu bilinmemektedir. Kemaliye yöresi, MS 4. yüzyıldan
itibaren Bizans İmparatorluğu'nun topraklan içinde kalmış, 7. yüzyılda Müslüman
Araplar'ın akınlarına uğramıştır. Türkler'in Anadolu'ya gelişleri ile Anadolu
Selçukluları'nın, İlhanlı Devleti'nin ve Akkoyunluların egemenliği altına girdi.
Çelebi Mehmed döneminde Osmanlı Devleti'ne bağlandı. Uzun süre Diyarbekir
Eyaleti'nin Arapkir Livası'na bağlı bir kaza merkezi olarak yönetildi. 19.
yüzyılda Mamuret ül-Aziz (Elaziz) Vilayeti'nin Harput Merkez Sancağı'na bağlı
bir ilçedir. 1926'da Malatya'ya bağlı bir ilçe iken, 1938 yılında Erzincan iline
bağlanmıştır. Geçmişte Eğin olarak bilinen ilçenin adı, Mustafa Kemal'in adından
esinlenerek Kemaliye'ye çevrilmiştir.
İlçe merkezi ve bağlı diğer yerleşimleri geleneksel yöre mimarisini ve dokusunu
büyük ölçüde korumaktadır. Yakın çevresindeki doğal güzellikleri ve zengin
folkloruyla büyük bir turizm potansiyeline sahiptir.
Halıcılığı ile ünlü olan ilçede, her yıl halı festivali düzenlenmektedir.
TARİHİ YERLER
Endiçi Kalesi
Aşutka köyü
arazisindedir. İlk çağdan günümüze ulaşan yerleşim alanıdır.
Roma
Mezarlığı
İlçenin
güneyinde, Fırat nehrinin içindeki taşlar üzerindedir
Pigan
Kalıntıları
İlçenin
kuzeybatısındadır. Roma, Bizans, Selçuklu dönemlerine ait kalıntılar vardır.
Hasgel
Kalıntıları
İlçenin doğu
kesiminde, Roma döneminden günümüze ulaşan kalıntılardır.
Arsanias
Kalıntıları
Kale,
toplantı salonu ve kilise önemli yapılardır. Çoğu yıkık durumdadır. Kalıntılar
Roma dönemine kadar uzanmaktadır.
Topkapı
Kalesi
Dutluca köyü
yakınındadır. Son cemaat yeri sonradan eklenmiştir. Minaresi Selçuklu özelliği
gösterir. Mescit bölümü orijinal özelliğini korumuştur.
Orta Camii
Kadıgölü'nün
kıyısında bulunan Orta Camii'nin, 17. ve 18. yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır.
Dört ana ayak üzerine oturan kubbe, caminin tüm tabanına hakimdir.
Ayrıca
ilçede; 1596 yılında Melik Ahmet Paşa tarafından yaptırılan Kışlacık Köyü Camii,
1305 tarihinde yaptırılan ve halen kullanılan Salihli Köyü Camii, 1641 yılında
ilçe merkezinde yapılmış Taşdibi Camii, 1858 tarihinde Padişah Abdülmecid
tarafından yaptırılan Yeşilyamaç Köyü Camii ve Başpınar Köyü Camii vardır.
Kadıgölü
Çeşitli
efsanelere konu olan bir su kaynağıdır.
Ala Mağarası
İlçenin
kuzeydoğusunda bulunan Ala Mağarasının içinde dehliz ve kanallar bulunmaktadır.
Girişinde sızıntı olarak akan suyun, ala ve sedef hastalıklarına iyi geldiği
bilinmektedir.
Ocak Köyü (Hıdır
Sultan Abdal Ocağı)
Çok eski
yüzyıllarda, "Şeyhler" olarak bilinen köyün, günümüzdeki adı Ocak'tır. Ancak,
köyün kurucusunun maneviyat dünyasına candan bağlı olanlar, bu isim yerine
çoğunlukla Hıdır Abdal Sultan Ocağı ismini kullanırlar. Köy, ilçe merkezi
Kemaliye'ye 40 km uzaklıktadır.
Konuk evleri,
hamamları, camileri, kütüphanesi ve okulu gibi sosyal tesislerinin yanısıra
müzesi, helikopter pisti, çeşmeleri, düzenli ve bakımlı yollan ile örnek ve
görülmeye değer bir Anadolu köyüdür.
Hıdır
AbdalTürbesi
Türbe,
Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin özelliklerinde yapılmıştır. Yapıya tümüyle taş
işçiliği hakimdir. Yapılış tarihi ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir.
Varlığı dönemin padişah fermanlarıyla tescil edilen, daha sonra 1925 yılında
yürürlüğe konan bir yasa uyarınca kapatılan ve 24 yıl sonra yeniden açılan Hıdır
Abdal Sultan Türbesi tarihe ışık tutan anıt bir eser olarak halkımızın
ziyaretine açıktır.
Anadolu
insanının "ermiş", "veli", "evliya" olarak nitelendirdiği kişilerden biri olan
Hıdır Abdal, Hacı Bektaş Veli tarafından "Düşkünocağı" göreviyle onurlandırılmış
ve onun manevi dünyasından feyz almıştır. Yaklaşık 700 yıl önce burada kurduğu
tekkesinden, Türk gücünün çevreye yayılmasında etkili hizmetleri olmuştur.
OTLUKBELİ
İl merkezine 142 km. uzaklıkta,
254 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu
4.651'dir. Nüfusun 3479'u İlçe merkezinde 1172'si köylerde yaşamaktadır.İlçeye
10 köy ve 2 mezra bağlıdır. İlçe Fatih Sultan Mehmet ile Akkoyunlu hükümdarı
Uzun Hasan arasında 1473'te yapılan Otlukbeli savaşından ismini almaktadır.
Çayırlı ilçesine bağlı belde iken 9 Mayıs 1990 tarihinde ilçe olmuştur. İlçede
tarımın yanında hayvancılık önem taşımakta, zengin manganez rezervleri
bulunmaktadır. Nüfusun %80'i hayvancılıkla uğraşmaktadır.
Otlukbeli gölü oluşumu ve
özellikleri itibariyle doğal anıt olarak nitelendirilmektedir. İlçede geniş
meraların olması nedeniyle küçükbaş hayvancılığın yaygınlaştırılması ve ırkının
ıslah edilmesi ile arıcılığın geliştirilmesi ve desteklenmesi gerekmektedir.
Daha önceleri Karakulak olarak
bilinen, 1473'te Fatih Sultan Mehmed ile Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan
arasındaki Otlukbeli Savaşı burada olmuştur. Otlukbeli, 1800'lü yıllarda bucak
haline getirilerek, idari yönden Tercan ilçesine bağlı iken, 1954 yılında
Çayırlı ilçesine bağlanmıştır. 7 Haziran 1971 yılında Belediye teşkilatı kurulan
Karakulak beldesinin ismi 10 Nisan 1973 günü Otlukbeli olarak değiştirilmiştir.
Otlukbeli beldesi 9 Mayıs 1990 tarihinde ilçe olmuştur.
Ekonomik bakımdan her türlü
tarım ürünlerinin yetiştirildiği ve hayvancılığın büyük önem taşıdığı ilçede,
ayrıca zengin manganez madeni rezervleri bulunmakta ve halen özel sektör
tarafından işletilmektedir. Nüfusunun %80'i hayvancılık ile uğraşmaktadır.
İlçe merkezinin 6 km
kuzeybatısında bulunan göl, traverten seddi (Maden sularının oluşturduğu
traverten seddi) gölü olup, oluşumu günümüzde de devam etmektedir. Yüzölçümü
6500 m2 olan gölün derinliği 15-18 m civarındadır.
Otlukbeli gölünün en önemli
özelliği, çanağının ve oluşumunun göl türleri içerisinde günümüze kadar
bilinenlerin içerisinde dünyada tek tip oluşudur. Göl, bu özelliğinden dolayı,
doğal anıt olarak nitelendirilmektedir
REFAHİYE
İl merkezine 71 km.
uzaklıkta, 1744 km2 yüzölçümü olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına
göre nüfusu 15.987'dir. Nüfusun 6034'ü İlçe merkezinde 9954'ü köylerde
yaşamaktadır.İlçeye 121 köy ve 73 mezra bağlıdır. Eski adı Gercanis olan ilçenin
tarihine ilişkin ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Erzincan Mutasarrıfı Şefik
Paşa tarafından bolluk anlamına gelen Refahiye adı verilmiştir. İlçenin 10 km.
batısında Soğuk göze ve Karaçam mevkileri arasında 2000 m. rakımlı Dumanlı
Yaylaları; soğuk su kaynakları, göleti, piknik alanları ve kayak imkanları ile
yaz ve kış turizmi açısından gelişmeye elverişli bir ortam oluşturmaktadır. Her
yıl Ağustos ayında bal festivali düzenlenmekte olup, yılda yaklaşık 350 ton bal
üretimi gerçekleştirilmektedir. Önemli tarım ürünleri çavdar, bakliyat, ceviz,
kavun ve karpuzdur. İlçenin en önemli potansiyeli orman alanları olup, toplam
ormanlık alan 59.712 ha'dır. Toplam il ormanlık alanlarının %57'sini
oluşturmaktadır. Ormanlık alanlar içerisinde sarıçam üretim ormanı 38.938 ha.,
muhafaza ormanı ise 20.780 ha. dır. Orman sahalarında kuşburnu, kekik gibi
ekonomik değeri olan otsu bitkiler ile orman içi su ürünleri alabalık tesisleri
bulunmaktadır. İlçede 5 milyon adet/yıl kapasiteli Vali Metin İlyas Aksoy Orman
Fidanlığı bulunmakta olup, ihtiyaca göre yıllık 1 milyon adet fidan üretimi
gerçekleştirilmektedir.
İlçede 4448 ha. alanda
yapılan ağaçlandırma çalışmaları başarılı olmuş, 88 ha. alanda yapılan
ağaçlandırma ise başarısız olmuştur. Yıllık ağaçlandırma potansiyeli 450 ha.dır.
İlçedeki ormanlık alanlarla kaplı Dumanlı Dağlarında ve Kutlu Tepe Dağlarında
günü birlik piknik, yürüyüş, kampçılık, yayla turizmi ve kış sporları yapma
imkanları bulunmaktadır.
Erzincan il merkezi ile
Refahiye ilçesi arasında E-80 karayolu üzerinde 45 km.de Sakaltutan mevkiinde
Yıldırım Akbulut Kayak Tesisleri bulunmaktadır. Kayak tesislerinde her türlü kış
sporları yapma, otelinde konaklama imkanları mevcuttur. İlçe de orman sektörüne
bağlı yayla turizmi, alabalık üretimi, ekonomik değeri olan otsu bitkilerin
üretimi, avcılık, balıkçılık yapılmaktadır.
Eski adı Gercanis olan Refahiye'nin tarihine ilişkin ayrıntılı bilgi
bulunmamaktadır. Erzincan yöresi ile aynı yönetimler altında yaşadığı
sanılmaktadır. İlçeye, Erzincan Mutasarrıfı Şefik Paşa tarafından, bolluk
anlamına gelen Refahiye adı verilmiştir.
İlçe, batısındaki çam ormanları ve merkezden 10 km mesafede Soğukgöze ve Karaçam
mevkileri arasında yer alan, yüksekliği 2000 m olan Dumanlı yaylaları, soğuk su
kaynakları, gölekti, piknik alanları ve kayak imkanları ile yaz ve kış turizmi
açısından önem taşımaktadır. Her yıl Ağustos ayında bal festivali
düzenlenmektedir.
Ekonomisi toprak ve tarım ürünlerine dayanmaktadır. Çavdar, bakliyat, ceviz,
kavun ve karpuz bolca yetiştirilir.
TARİHİ
YERLER
Kutlutepe Kalıntıları
Cengerli köyü çevresinde bulunmaktadır. Roma ve Bizans dönemlerine ait
kalıntılar vardır. Çevrede bulunan önemli yerleşim alanıdır. Tarihte Kemah-Başguvar
Dariza üçgeninde, Malatya'ya uzanan yolun kilit noktası özelliğini taşımaktaydı.
Kadıköy Kilisesi
Kadıköy kilisesi, günümüze kadar sağlam olarak gelmiştir. Kesme taştan yapılan
kilisenin, giriş kapısı bezemeleriyle dikkat çeker. Kapıdaki atkı taşı üzerinde
kabartma olarak işlenmiş haç motifi bulunmaktadır. Kilisenin içinde, duvar
resimlerinin izleri mevcuttur. Apsisin önünde, ağaçtan yapılmış ince bir
işçiliğe sahip bezemeli pano vardır.
Kutsal Kaya-Roma Antreposu
Kökeni Hititlere kadar uzanmaktadır. Kutsal kayanın kuzey kesiminde bulunan Roma
Antreposu üç yuvarlak binadan oluşmaktadır.
Merkez Camii
İlçe
merkezinde bulunan Merkez Camii, batılı dönem bezeme özelliklerini göstermekte,
avlusunda ise Bahaettin Paşa şehitliği bulunmaktadır.
Köroğlu Mağarası
İlçenin Altköy mevkiinde bulunan mağaraya taş merdivenlerle çıkılmaktadır.
Mağaranın içerisinde kesilmiş taşlardan oturma bankları vardır. Mağaranın içinde
bulunan izlerin, Köroğlu'nun kır atının izleri olduğu söylenmektedir.
Bal Kaya
Yatan
arslan görünümünü andıran kayadaki oluklara, anlar yaz aylarında yuva
yapmaktadır. Bu yuvalarda oluşan ballar, oyuklardan aşağıya aktığından, kayaya
Bal Kaya adı verilmiştir.
Gölet
Kalkancı köyüne 2 km mesafede bulunan Kalkancı göleti ve Akarsu köyü göleti
sulama amaçlı kullanılmakta ve piknik yeri özelliği de taşımaktadır.
Dumanlı Yaylaları
İlçenin batısında, Soğukgöze ve Karaçam mevkiileri arasında yer almaktadır.
Denizden yüksekliği 2000 m olan dumanlı yaylaları genelde çam ormanları olmak
üzere çayır ve bitkilerle kaplıdır.
Doğal
güzelliği, temiz havası, bol soğuksu kaynakları, av hayvanları ve kamp imkanları
ile yaz ve kış turizme açıktır.
Refahiye Ormanları
Refahiye ilçesinin çevresinde yer alan çamlık alanlardır. Soğuk sulan ve serin
havası ile en güzel mesire yerlerindendir.
TERCAN
İl merkezine 88 km. uzaklıkta, 1592 km2
yüzölçümü olan ilçenin 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre nüfusu
33.643'dür. Nüfusun 11.207'si İlçe merkezinde 22.436'sı köylerde
yaşamaktadır.İlçeye 3 Belde, 69 köy ve 116 mezra bağlıdır. Eski bir tarihi olan
ilçe, Kanuni Sultan Süleyman zamanında kesin olarak Osmanlı egemenliğine
girmiştir. İlçenin Selçuklulara tabi Saltuklular Beyliğinin yöneticisi Mamahatun
tarafından 1190 tarihinde kurulduğu tahmin edilmektedir. İlçe uluslararası E-80
karayolu üzerinde Erzurum ve Erzincan illerine aynı uzaklıktadır.
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
İlçenin güney kesimlerinde hububat ekimi, sulamaya açılmış olan batı ve kuzey
kesimlerinde şeker pancarı ekimi yapılmaktadır. Tercan barajı hidroelektrik
santrali sol ve sağ sahil sulama kanalları ile 17.000 ha. tarım alanını
sulamaktadır. İlçenin Sümer Holding A.Ş. Ayakkabı Fabrikası önemli sanayi
kuruluşudur.
Önemli tarihi eserleri arasında;
Saltukoğulları hükümdarı Mamahatun Külliyesi ve türbesi, kervansarayı, hamamı ve
mescidi, kötür köprüsü, pekeriç kalesi, abrenk (vank) kilisesi, kefrenci
tapınağı bulunmaktadır.
İlçede işleme özellikleri olan Tercan taşı
ilkel usullerle ocaklardan çıkarılmakta ve kullanılmaktadır. Tercan taşının kış
dekorasyon malzemesi olarak inşaat sektöründe kullanılmaktadır.
Eski
bir tarihi olan ilçe, Urartular ve Asurlular'ın etki alanı içinde kalmıştır.
Tercan, daha sonraları sırasıyla Medlerin, Persler'in, İskender
İmparatorluğu'nun, Araks Devleti'nin ve Roma İmparatorluğu'nun egemenliğine
girdi. Malazgirt Savaşı'nı izleyen dönemlerde, Mengücek Beyliği'nin yönettiği
yöre, sonraları Eretna Beyliği'ne bağlandı. Timurun saldırılarına da uğrayan
Tercan, uzun bir süre Akkoyunlular'ın yönetiminde kaldı.
Otlukbeli Savaşı'ndan (1473) sonra Osmanlı İmparatorluğu'na katıldıysa da,
Akkoyunlular Tercan'ı, bir süre için geri aldılar. Tercan, Kanuni Sultan
Süleyman zamanında kesin olarak Osmanlı egemenliğine girdi.
TARİHİ
YERLER VE ESERLER
Çadırkaya bucağında Çadırkaya tepesi, Konarlı köyünde Şirinli kale, Esenevler
köyünde Şirinkayalar mağaraları, Üçpınar köyünde Vank kilisesi, yörenin ören
yerlerindendir.
Kadın Hükümdar Mama Hatun ve Külliyesi
Saltukoğullan Hükümdarı II.İzzettin Saltuk'un kızı olan Mama Hatun, 1191 yılında
Saltukoğullan Beyliği'nin hükümdarı olmuştur. Eyyubiler'in Ahlat'ı
kuşattıklattıklaı sırada çevre beyliklerine ait ordularla, Ahlat'a yardıma giden
Saltuklu kuvvetlerinin başında bulunmaktaydı.
Hükümdarlığının ilk yıllarındaki durumu açıklık kazanmamış olmakla beraber,
yeğenlerine karşı kararlı ve güçlü bir şekilde mücadele ederek 10 yıl
hükümdarlığını sürdürmüştür.
Mama Hatun Mısır ve Suriye Meliki El Adil'den kendisine uygun soylu biriyle
evlenmesi konusunda istekleri gerçekleşememiş, kadın hükümdar olmanın güçlükleri
nedeniyle siyasi yaşamından ayrılmıştır.
Onun daha
sonraki yıllarda nasıl yaşayıp, kaç yaşında öldüğü bilinmiyor. Ancak, hayatının
son yıllarını Tercan'da geçirmiş olması ve buradaki türbede defnedilmesi ile
Tercan, bir süre onun adıyla anılmıştır. Bu soylu kadın
hükümdar, Tercan'da Orta Çağ Türk mimarisinin en ilginç ve önemli eseri
kervansaray, hamam, mescit ve kendi türbesinden oluşan büyük bir külliye inşa
etmiştir.
Mama Hatun Türbesi
Saltuklu dönemine ait olan türbenin, 1192 yılında ölen Saltuklu Erzurum sahibesi
Mama Hatun için yaptırılmıştır. Mimarı Ahlatlı Ebul-nema bin Mufad-dalü'l-Ahval'dır.
Türbe, dairesel planlı mimari özelliği ile Anadolu türbe mimarisi içindeki tek
özgün eser olarak dikkat çeker.
Türbe kapısı üzerinde bulunan 5 kitabenin dördünde kurandan alınan ayet, Hazreti
Muhammed ile 4 Halifenin adlan, birinde ise mimarın adı yazılıdır. Ortadaki
sivri külahlı kümbet, kimi aynlıkları dışında, genel çizgileriyle Ahlat
kümbetlerini andırmaktadır. Sarımsı kesme kireç taşından inşa edilen yapı, iki
bölümden oluşur.
Ortadaki kümbet ve çevresinde 2.50 m kalınlığında dairesel duvarla çevrilmiştir.
Çevre duvar, içten 11 nişlidir. Bu nişlere Mama Hatun'un yakınlarının
sandukaları yerleştirilmiştir. T.Erdoğan Şahin'e göre, Evliya Çelebi'nin gördüğü
orijinal süslemeli mermer sandukanın yerine, günümüzde geç dönemlere ait
sembolik bir sanduka bulunmaktadır. Ortada yükselen kümbet iki katlıdır. Dıştan
8 dışbükey dilimler, köşelerde ince uzun sütuncelerle son bulmaktadır. 8 köşeli
kaide üstünde yükselen kümbetin altında çapraz tonozlu mezar odası vardır. Üst
kattaki mescide 7 basamakla çıkılmaktadır. Taçkapı mukarnas dolgu, geometrik
motifler, çok dilimli rozetler ve dörtlü düğümlerle bezenmiştir. Bordürlü
dikdörtgen niş içindeki mazgal pencereler üzüm salkımı, palmet ve rumi
süslemelidir.
Mama Hatun Kervansarayı, Hamamı ve Mescidi
Yapım kitabesi bulunmayan kervansarayın 13. yüzyılda yapıldığı tahmin
edilmektedir. T.Erdoğan Şahin; A.Tevhid ve Ravendi'yi kaynak göstererek yapının
13. yüzyılda inşa edildiği görüşündedir.
Türbenin 30 m doğusundadır. Onarımlar nedeniyle özgün biçimini yitirmiştir.
Yakın bir geçmişte çevre düzenlemesi ile birlikte restorasyonu yapılmıştır. Ana
hatlarıyla Osmanlı kent hanları planındadır. Sarımsı renkte, düzgün kesme kireç
taşı ile inşa edilmiştir. Çevre duvarı konik çatılı 16 silindirik yarım kuleyle
desteklenmiştir. Doğuda sivri kemerli taçkapı vardır. Girişin sağ ve solunda
dikdörtgen planlı mekanlar sıralanır. Ortada üstü açık avlu, kuzey ve güneyinde
yük hayvanları için uzun ahırlar ve bir dizi hücre bulunmaktadır. Planı ve
mimari özellikleriyle 12. yüzyıl sonunda yapıldığı sanılmaktadır.
Kervansarayın kuzeydoğu köşesinde yer alan Mama Hatun Hamamı, kitabesi olmamakla
birlikte kervansarayla aynı zamanda yapıldığı sanılmaktadır. Orijinal
özelliklerini oldukça yitirmiştir.
Külliye içerisinde bulunan ve Evliya Çelebi'nin sözünü ettiği mescit, I.Dünya
Savaşı'nda yıkılmış, daha sonra yerine bir cami inşa edilmiştir.
Kötür Köprüsü
|